PAYLAŞ

Şiilerin sekizinci imamı Ali er-Rıza’nın kardeşleri Seyyid Emir Ahmed ve Mir Muhammed’in mezarlarının bulunduğu Şah-e Çerağ, İran’ın Şiraz şehrinde Şiiliğin en önemli kutsal yerlerinden biri olan tarihi cami ve türbe.

İsmini Seyyid Emir Ahmed’e verilen ‘Işıklar Şahı’ lakabından alan Şah Çerağ, İran‘ın Şiraz kentinde 12. yüzyılda inşa edilmeye başlandı. Çinili kubbesi ve minareleriyle mimarlık tarihinin en etkileyici yapılarından biri olarak kabul edilen Şah-e Çerağ, Şiraz’ın sembolleri arasında.

Şiraz uçak bileti seçeneklerine göz atın.

Şah Çerağ Camii, Şiraz

Şiilerin 12 imamından biri olan İmam Ali-er Rıza’nın öz kardeşleri Seyyid Emir Ahmed ve Mir Muhammed’in mezarlarının bulunduğu yere 14. yüzyılda inşa edilen Şah-e Çerağ Türbesi, aynı isme sahip cami ile iç içe.

İmam Rıza’nın kardeşi Seyyid Emir Ahmed, kardeşinin yanına gitmek için Horasan’a doğru yola çıktığı sırada Abbasi Halifesi Ma’mun’un askerleri tarafından Şiraz’da 835’te öldürülmüş. Şah-e Çerağ Türbesi’nin bulunduğu yerdeki dini yapı ilk olarak 12. yüzyılda inşa edilmiş.

Türbe deyince ülkemizde de örnekleri görülen türbelere benzeyen yapılar anlaşılıyor. Şah-e Çerağ Türbesi, alışageldiğimiz türbelerden farklı. Estetik açından etkileyici bir mimariye sahip olan kompleks yapıda geniş bir avlu, ibadet yeri ve mezar odası bulunuyor.

Ahşap sütunların ayakta tuttuğu gümüş bir kapı ile ziyaretçilerini karşılayan türbeye kadınlar ve erkekler ayrı kapılardan giriyor. Türbe binasının önündeki geniş avlunun merkezinde havuz bulunuyor. Şii inancı için büyük önem taşıyan türbeyi her yıl İran’ın farklı şehirlerinden gelen binlerce kişi ziyaret ediyor.

Mozaik ayna işlemeli türbeyi ziyarete gelenler mezarın gümüş parmaklıklarına dokunup kabrin sahibini selamladıktan sonra dua ediyor, ağıt ve yakarışlarla göz yaşı döküyor.

İçeri girmeden önce ‘izinname’ okumak gerekiyor. Peygamber, İmam Ali ve İmam Hüseyin’e selam göndererek mekana giriş izni isteme anlamına gelen izinnamenin ardından aynalarla kaplı kubbenin altındaki mezarın parmaklıklarına (zerih) dokunup dua okunuyor ve dilek tutuluyor.

Parmaklıklara dokunuş sırasında Kerbela’da yaşanan olaylara dair sahneler zihinde canlandırılıyor. O dönem yaşanan acılar hissedildikten sonra iki rekat ziyaret namazı kılınıyor ve türbeden çıkarken tekrar parmaklıklara dokunulup öpülüyor. Türbeden ayrılırken mezara arkasını dönmeden geri adımlarla çıkılıyor. Parmaklıkların arasından para atanlar külliye masraflarına destek oluyor.

Türbede bulunan altın kubbe, duvarlarlarda ve tavanlarda yer alan mozaik ve çiniler mimari açıdan ustalık gösteren işlemeler. İç mekanı saran aynalardan yansıyan ışık tonları büyüleyici güzellikte.

Hz. Ali’nin ölümünün ardından Şii inancına yerleşen ağıt kültürü, Şah-e Çerağ Türbesi’nde de görebileceğiniz, etkileyici bir ritüel. Yüksek sesle ağıt yakan insanların enerjisinden etkilenmemek mümkün değil.

Henüz Yorum Yapılmamış

BİR CEVAP BIRAK

loading-YouTube-player_zps9255a050