PAYLAŞ

Farklı şehir ve ülkelere seyahat etmeyi hepimiz seviyoruz. Dünyanın dört bir yanındaki onlarca farklı şehir, gezilecek ve keşfedilecek yerleri ile ziyaretçilerini bekliyor. Tarihi yerler, müzeler, Ortaçağ kokan sokaklar, ünlü meydanlar ve köprülerle kendisine çeken şehirlerin yanında, egzotik kültürü ve ilginç yaşam tarzları ile merak uyandıran şehirleri tatil rotalalarımızın için yaptığımız araştırmaların odak merkezi.

Uçak seyahatleri yapacağınız şehirlere turna.com sitemizden alacağınız uçak bileti ile daha ekonomik ulaşmanız mümkün. Kampanyaları takip edin ve fırsatları yakalayın.

Keşfetmeniz Gereken 5 Şehir

1. Amsterdam, Hollanda

Son derece küçük bir ülke olan Hollanda’nın yine kendisi gibi küçük çaplı bir yaşam merkezi olan Amsterdam, ülkenin başkenti olarak nitelendirilmesine rağmen idari yönetim açısından herhangi bir özelliğe sahip değil. On ikinci yüzyıl civarlarında Amstel Irmağı yakınlarında kurulan bir köy olarak hayatına başlayan şehir, “Su Bendi” anlamına gelen “Dam” kelimesinin de eklenmesi ile birlikte günümüzdeki adına ulaşmıştır.

Yerleşik nüfus olarak yedi yüz elli bini aşkın kişiyi içerisinde barındıran şehir, buna ek olarak civar merkezlerden günlük olarak çalışmaya gelen kişiler ve turistlerin toplanması ile birlikte bir buçuk milyonu aşkın insanı içerisinde barındırıyor.

Tarihi yapılarını on yedi ilâ on sekizinci yüzyıl aralarında kazanmaya başlayan şehir, herhangi ciddi bir savaş atlatmamasından dolayı söz konusu yapıların ve tarihi dokunun da herhangi bir zarar görmeden korunmasına imkan bulmuş.

Kıyıda yer alması ve pek çok su yolu içermesi ile birlikte standart Avrupa şehirlerinden son derece farklı bir yapıya sahip olan Amsterdam içerisinde turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Kanal Ev çeşitleri de gerek yerli halk gerekse ziyaretçilerin kullanımına açık durumda. Her yıl beş milyona yakın ziyaretçi bu küçük ama bir o kadar da eğlenceli şehri ziyaret ederek eğlence, kültür ve sanat turizmini doruklarda yaşanabiliyor.

2. Berlin, Almanya

Almanya’nın başkenti olmasının yanı sıra aynı zamanda genel nüfus açısından da en büyük kenti konumunda olan Berlin, köklü geçmişi içerisinde pek çok yerel ve global savaş atlatmış olmasına rağmen, günümüze kadar son derece başarılı biçimde restore edilmiş ve yeniden ayağa kaldırılmış merkezler arasında yer alıyor.

Güncel verilere göre yerleşik olarak yaklaşık dört milyon kişiye ev sahipliği yapan Berlin, Spree ve Havel nehirlerinin arasında yer almasından dolayı modern şehir ve doğanın iç içe bir arada bulunması ile birlikte de söz konusu yoğun nüfuslu yerel halk kadar ziyaretçilerin de oldukça keyifli zaman geçirmelerini mümkün.

Yaklaşık elli yıl öncesinde gerçekleşen çalışma göçü ile birlikte yoğun oranda Türk vatandaşa da sahip olan Berlin’de günümüzde iki yüz bini aşkın Türkün yaşadığı düşünülüyor. Şehre gerçekleşen ziyaretlerde pek çok park ve bahçenin gezilmesi mümkünken, farklı temalardaki müze ve tarihi ziyaret yerleri de kişilerin deneyimlerine açık.

3. Viyana, Avusturya

Avusturya’nın başkenti ve genel nüfus bakımından en büyük kenti konumunda bulunan Viyana, günümüzde olduğu kadar geçmişi içerisinde de sanat ve kültür öğelerinin yoğun olarak hissedildiği önemli bir merkez konumunda. Yerleşik olarak bir milyon yedi yüz bin kişiye ev sahipliği yapan şehirde, günlük olarak gerçekleştirilen çalışma ziyaretleri ve turistler ile bu sayı iki buçuk milyona kadar çıkıyor.

Uzun yüzyıllar boyunca Habsburg Hanedanlığı üyelerinin yerleşim merkezi olma özelliği taşımış Viyana, zaman içerisinde Avrupa’nın en önemli yönetim merkezlerinden birisi olarak anılma özelliğini de kazanmış. Şehrin eski kısmı olarak kabul edilen Ring bölgesinde bulunan Stephans Dom yani Stefan Katedrali ve çevresindeki pek çok tarihi yapı, günümüzde de milyonların ilgisini üzerinde toplamayı başarıyor.

Son derece akıcı ve detaylı olarak işleyen bir toplu taşıma ağına sahip olan şehirde turistlerin arzu ettikleri noktalar arasında herhangi bir kaybolma riski taşımadan rahatlıkla seyahat etmeleri mümkün. Sanat Tarih Müzesi, Schönbrunn Sarayı, Belvedere Sarayı ve Hofburg Sarayı da Stefan Katedrali’nin yanı sıra diğer popüler ziyaret noktaları arasında.

Ayrıca şehirde yakın zamanda başlayan ve gösterilen ilgi sonucunda devam eden Müze Gecesi etkinlikleri de kişilerin tüm bir gece boyunca bütün müze ve tarihi noktalara ücretsiz giriş imkanı sağlıyor.

4. Las Vegas, Amerika Birleşik Devletleri

Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük çöllerinden birisi olan Mojave Çölü üzerine kurulu bir yaşam merkezi olmasına rağmen tamamı ile kumar ve gece hayatı üzerine kurulu yapısından kazandığı şöhret ve ekonomik gelir ile birlikte adeta bir rüya şehir olarak nitelendirilebilinecek Las Vegas, günden güne ününü arttırarak daha fazla kişiyi kendisine hayran bırakmaya devam etmektedir.

Las Vegas, kurulduğu günden 1900’lü yılların başlangıcına kadar mafyanın ve çeşitli terör olaylarının merkezinde bulunması nedeni ile son derece geride bir pozisyondaydı. Las Vegas, 1931’de kumarhanelerin yasal olarak işletilebilinir hale gelmesi ile birlikte kendisi de tanınan bir mafya mensubu olan Bugsy Siegel’ın planının hayata geçirilmesiyle kumarhaneler cenneti olarak ilk adım atmışmış oldu.

Özellikle ellili ve altmışlı yıllarda adeta birbiri ardına açılan eğlence mekanları ve kumarhaneler, Las Vegas’ın bugünkü önemini kazanmasında büyük etki göstermiştir. Çölün ortasında bulunması nedeni ile yaz aylarında kırk beş dereceye yakın sıcaklıklara sahip olan şehirde tüm dinlenme ve konaklama tesislerinde yer alan üst düzey soğutma sistemleri ile birlikte gece gündüz fark etmeksizin herhangi bir sorun yaşanmıyor.

5. Tokyo, Japonya

İmparatorluk Japonyası’ndan bugüne uzanan geçmişi içerisinde olduğu kadar sürekli olarak büyük öneme sahip olmuş Tokyo, yaklaşık otuz beş milyonluk nüfusu ile birlikte dünyanın en büyük şehirlerinden biri. Tam anlamı ile bir teknoloji ve üretim merkezi olan şehir, dünyanın çoğu noktasındaki benzerine göre çok daha hızlı ve akıcı bir hayata sahip. Gelişmiş şehircilik anlayışı ve teknolojik imkanlar insanı hayrete düşüren cinsten.

Tarihi içerisinde bir liman kenti olarak kullanılmış Tokyo’nun geride kalan sekiz yüz yılı aşkın sürede popülerleşmesi ise çoğunlukla farklı ülkelerden gelen ziyaretçilerin etkisi ile gerçekleşmiş. Şehir içerisinde pek çok milli park ve müze ziyaretçilerin tecrübesine açık durumdayken, onlarca üniversite de eğitim hayatlarını Japonya’da başlatmak ya da devam ettirmek isteyen kişiler için mevcut. Tokyo uçak bileti kapmanyalarını takip edin.

Henüz Yorum Yapılmamış

BİR CEVAP BIRAK

20 − fifteen =