PAYLAŞ

Son yıllarda yapılan araştırmalar korkusuz kadın savaşçılar olarak ünlenen Amazonlar’la ilgili az bilinen bazı gerçekleri de gün yüzüne çıkardı. Yaşadıkları yer, savaşma biçimleri, doğurganlıkları ve hatta kıyafetleri hakkında bile birbirinden ilginç söylentiler yayılan Amazon kadınları, günümüzde erkek egemen dünyada başarısı ve zekasıyla öne çıkan kadınların en önemli sembollerinden biri.

Zeyna, Wonder Woman, Xena gibi savaşçı kadın karakterlerin oynadığı filmlerle zihnimize giren Amazon kadınların Karadeniz’de yaşadığını bilmek ise içimizdeki Amazon ruhunu ortaya çıkarmak için oldukça geçerli bir bahane olabilir.

Karadeniz’in Amazon Kadınları Hakkında 9 Şey

1. Amazonların ilk yerleşim yeri Türkiye‘nin kuzeyindeki Karadeniz oldu. İlk olarak Karadeniz’deki Themiskyra şehrine yerleşen Amazonlar zaman içinde İzmir, Selçuk ve Yunan İmparatorluğu yakınlarında da yaşadı.

2. Amazonların yaşadığı Themiskyra köyünün Samsun’daki Terme ilçesi olduğu düşünülüyor. Samsun’da Amazon kadınlarının heykel ve eşyalarının sergilendiği iki buçuk dönüm genişliğinde yapay bir Amazon köyü de bulunuyor. 

3. Savaşmayı yaşam biçimi olarak gören Amazon kadınları, daha iyi bir savaşçı olmak için vücutlarını yaralamaktan bile çekinmedi. Savaşta silah olarak ok ve yay kullanan bu kadınlar, daha hızlı ok atmak için sağ memelerini dağlıyordu.

4. Okçuluk konusundaki uzmanlıkları dillere destan olan Amazonlar, ok, mızrak ve kalkanların yanı sıra labris adı verilen çift taraflı ve keskin baltaları da çok iyi kullanırdı. Zaman içinde bu baltalar onların sembolü haline geldi.

5. Aralarına erkek sinek dahi kabul etmeyen bu kadınlar üremek için de komşu kabilelerdeki erkeklerle görüşüp doğurdukları kız çocuklarını kendileri gibi savaşçı bir kadın olarak yetiştiriyordu.

6. Amazonlar arasında yalnızca savaşta başarılı olan kadınların hamile kalmasına izin veriliyordu. Hamile kalacak olan kadın iki ay boyunca kabileden uzaklaşıyor, hamile kaldıktan sonra da geri geliyordu.

7. Hamile kaldıktan sonra erkek çocuk doğuran Amazon kadınları bu çocuğu komşu kabiledeki babasına teslim ediyor ve bir daha da yüzünü görmüyordu.

8. Yunan mitolojisinde geçen hikayelerde de sıkça söz edilen Amazon kadınlarının Milattan Önce 1200’lü yıllarda yaşadığı düşünülüyor.

9. Güney Amerika’daki Marnaon Nehri kıyısına giden İspanyol Kaşif Francisco de Orellana’ya, aralarında kadınların da olduğu bir grup saldırdı. Bu saldırının ardından Marnaon Nehri’nin adı Amazon Nehri olarak değişti.

Francisco de Orellana

Kadınların güçsüz, korkak ve beceriksiz olarak nitelendirildiği geri kalmış toplumların aksine, kendi güçlerinin farkına varan kadınlardan oluşan Amazon kadınlarını tanımak, gerçeklerin farkına varmanızı ve içinizdeki gizli kahramanı gün yüzüne çıkarmanızı sağlayabilir.

Henüz Yorum Yapılmamış

BİR CEVAP BIRAK

4 × 3 =