PAYLAŞ
Seyahat demek tecrübe demek. Her yeni seyahat yeni anılar ve deneyimlerle bir öncekine göre çok daha fazla şey öğrendiğiniz muhteşem bir zaman dilimi yaratıyor. Uzun süreli seyahate çıkmak ise bambaşka bir konu. Dünyanın farklı coğrafyalarında uzun sürecek bir seyahat öncesi önerilere göz gezdirmek sorunlarla başa çıkmak için en iyi yol. Seyahate çıkmadan önce mutlaka ve mutlaka destinasyonunuz hakkında araştırma yapın. Orayla ilgili seyahat kitapları okuyabilir veya filmleri izleyebilirsiniz. Mesela Vietnam’a gidiyorsanız, Graham Greene’in The Quiet American, Bao Ninh’in The Sorrow of War ve Michael Herr’in Despatches’i okuyabilirsiniz. Sabah erken kalkın. Daha az turist daha fazla yerel bölge ile ilgili şeyler görürsünüz. Gerçi bir dediğimi yap yaptığımı yapma der gibi oldu, sabah erken kalkmayı hiç sevmem. Lokal insanlarla konuşmaya çalışın. Muhabbete en kolay girme yolu adres sormaktır. Eğer baktınız ki sizi anlayabilecek gibi değil, bu tarz bir durum içinde yanınızda bir harita olsun. En azından birkaç kelime öğrenin oranın dilinde. Ufak bir rehber alın (internette bulmanız artık çok kolay). Çocuklar bile gülecektir konuşmanıza ama olsun devam edin, bir süre sonra saygı duyacaklardır.

Toplu taşımayı kullanın

Her yere taksiyle gitmeyin. Başta çok cezbedici değil gibi geliyor evet ancak bir alıştıktan sonra artık çok kolay geliyor ve orayla ilgili daha çok bilgiye sahip oluyorsunuz. Ve yeraltı metrosunu kullanan insanların dünyanın her yerinde ne kadar huysuz olduklarına şahit oluyorsunuz. Kaybolun ve tabiki yürüyerek. Ancak bunu ormanda yada şehirden çok uzak bilinmez bir yerde yapmayın.

Hafif seyahat edin

Gittiğiniz yerden her zaman kıyafet satın alabilirsiniz. Seyahatin en büyük düşmanı ağır çantalardır. O kadar hızlı dolacak ki eve gittiğinizde çocuğunuza ya da yeğeninize aldığınız saçma bir kıyafet bile çıkacak içinden. Çok çeşitlilik iyidir ancak sıradan olarak daha derin iletişime geçebilirsiniz. Mesela her gün farklı bir yerde kahvaltı yapmak yerine her gün aynı yere gidip oranın çalışanlarıyla muhabbet edebilirsiniz. Tabiki eğer beğendiyseniz gidin ve farklı bir şehire geçmediyseniz.

Hobilerinizi de yanınızda götürün

Eğer mimariye ilginiz varsa oranın mimarisini iyi bilen bir rehberle tura çıkın. Yada eğer uçurtma seviyorsanız ordaki uçurtma sevenler grubunu bulmaya çalışın. Benim hobim fotoğrafçılık. Tüm fotoğraflarımı kendim çekiyorum.

Yerel yemeklerden yiyin

İlla böcek yemeniz gerekmiyor ancak birçok ulusal yemeği deneyebilirsiniz. Bu şekilde sadece kültürü anlamakla kalmayacak ayrıca daha güzel yemekler yemiş olacaksınız. Yerel olmayan yemekler çok ender iyi olur, mesela kendi tecrübelerimen yola çıkarak Fiji’de pizza yemeyin derim.

Seyahat şeklinizi yol boyunca değiştirin

Eğer yalnız seyahat ediyorsanız bir iki günlüğüne başka birilerine takılın. Eğer sürekli biriyle seyahat ediyorsanız birkaç günlüğüne ayrılın ve yalnız seyahatin tadını çıkarın. Bu zaten eğer normal bir insansanız bir süre sonra kendiliğinden olacaktır: Çalınmasın diye tüm çantalarınızla beraber tuvalete gitmek bir süre sonra işkence halini alacaktır. Ve aynı şekilde seyahat arkadaşları dünyadaki en iyi ve en kötü insanlar olarak bilinirler. Yerel kültürlere ve geleneklere saygı gösterince insanların da size daha fazla yardım etmek istediğini göreceksiniz. Otel zincirlerinde kalmak yerine aile tarafından işletilen pansiyonlarda kalın. Hem yerel ekonomiye yardım etmiş olacaksınız hem de gittiğiniz yerle daha sıkı bir bağ kurmuş olacaksınız (büyük otellerde hırsızlık olmaz diye bir şey yok). Şahsen şu ana kadar hiç bir problem yaşamadım. Eğer internet üzerinden rezervasyon yaptırırsanız sizi karşılayanlar daha fazla yardımcı olmak isteyeceklerdir çünkü kimse negatif bir yorum yazılmasını istemez.

Her günü bir şeyleri doldurarak harcamayın

En güzel günler genelde bir parkta oturup birileriyle sohbet ettiğiniz zamanlar olacaktır. Hatta dilini bilmeseniz bile! Eğer jogging’i seviyorsanız sabah erken saatlerde çıkıp yapın ve etraf turist kaynamadan gidilmesi gereken yerleri önceden kestirip planınızı ona göre yapın. Jogging ayrıca çevreyi görmek içinde güzel bir bahane. Kaldığınız yerin lobisinden sizin için bir rota çıkartmasını isteyebilirsiniz. Aynı şekilde Bangkok gibi trafiğin çok yüksek olduğu yerlerde kalırsanız da bisiklet kiralayıp kimsenin gitmediği yerlere gidebilirsiniz. Büyük şehirlerin iç kısımlar ne kadar insan yaşadığı konusunda çok açık ve net bir fikir vermeyebilir. Çok büyük bir fark görmeyebilirsiniz ancak farkı hissedeceksiniz.

Bir pusulanız olsun

Eğer kendinizi yönlendirmeyi başarabilirseniz şehir içinde seyahatiniz de o kadar kolay olur. Kaybolduğunuzda kaldığınız yeri bulabilmek için pusula gayet başarılı bir şekilde iş görüyor. Turistik şeylerden başkalarını da düşünün. Mesela bir evin eşya satışına gidin. Yerel bir evin içinin nasıl olduğunu göreceksiniz yada bir mahkeme davasına gidin.

Oraya ait bir kursa gidin

Yemek kursu yada sörf kursu olabilir. Yeterki kültürle alakası olsun.

Seyahat deneyi yapın

Mesela John Steinbeck, bir mağazada olması imkansız olan bir şeyi satın almak isterdi. Dükkan sahibi kendisinde olmadığını söylediğinde nereden bulabileceğini sorardı. Bu tarz bir deneyim ile şehre farklı bir açıdan bakılabilir.

Bütçenize sahip çıkın

Eğer ekonomik seyahat ediyorsanız sadece en iyi restoranda paranıza kıyın yada kendinize günlük bir bütçe belirleyin ve onun dışına çıkmayın.

Limitlerinizi test edin

Mesela rafting yapmayı deneyin. Gurmelik yeteneğinizi çok enteresan bir yerel yemek yiyerek geliştirin.

Müze ve galerilerde acele etmeyin yavaş gezin

Bir daha gelmeyeceğim diye her şeyi görememek üzücü gelebilir ancak birkaç şey hakkında çok derin bilgiye sahip olmak aklınızda hızlıca gezilmiş bir müzeden çok daha fazla şey bırakacaktır. Yerel insanlar sizin nerede yaşadığınızı bilmek isterler. Ailenizin ve evinizin fotoğraflarını yanınızda taşıyın ve insanlar tarafından ne kadar hızlı bir şekilde kabul göreceğinize şaşırın. Mutlaka bir rehber kitabınız olsun, özellikle etrafta yapılabilecekler hakkında bilgi verenler. Ancak unutmayın bunlar sadece rehber, kutsal ve uymanız gereken şeylerin olduğu bir kitap değil. Gittiğiniz yerde yapılması gereken şeylerle ilgili kesin bir bilgi asla olamaz.

Perspektifinizi geniş tutun

Eğer bir sokakta yürüyorsanız mesela, binaların çatılarına ve apartmanda oturanların isimlerine bakın. Tecrübeli gezginler bu tarz gözlemleri içgüdüsel olarak yaparlar. Her zaman aklınızda olması gereken şey insanların her zaman ülkelerinde ki genel görüşle aynı fikirde olmayabilir. Bu durumda yapılacak en iyi şey asla politik veya din hakkında çok gerekli olmadığı sürece konuşmamak. Ve fikirlerinizi kendinize saklayın, siz oraya öğrenmeye geldiniz vaaz vermeye değil. Tabi bu kuralın geçerli olmayacağı yada esnetilebileceği ülkeler de yok değil.

Henüz Yorum Yapılmamış

BİR CEVAP BIRAK

eleven + 6 =

loading-YouTube-player_zps9255a050