PAYLAŞ

Büyüleyici manzaralar, içinden davetkâr kokular yayılan salaş restoranlar ya da insanın ufkunu açan tarihi ve kültürel miraslar, dünyanın çeşitli yerlerindeki birçok şehrin ve kasabanın sahip olmakla övünebileceği şeyler. Fakat cömert bir ressamın paletinden yeni çıkmışçasına canlı görünen renklere bürünmüş, fotoğraflarına filtre uygulamaya kıyamayacağın evler ve binalar, ne yazık ki sık karşılaşacağın görüntüler değil.

Tabii bu yazıda bahsedeceğimiz yerlerden birinde değilsen!

İşte gezegenimizin dört bir yanından, en kaliteli kartpostallara basılmayı olduğu kadar keşfedilmeyi de hak eden, rengârenk evleri ve binalarıyla Instagram hesabını renklendirecek 10 yer!

Renkli Tatil Anıları Biriktirmek için Mutlaka Görmeniz Gereken 10 Yer

10. Willemstad, Curaçao

Willemstad, Karayip Denizi’nin güneyinde bulunan Curaçao adasının başkenti. UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer alan bu şirin şehir, mimarisiyle olduğu kadar rengârenk binalarıyla da dikkat çekiyor. Binalarda görülen bu renk cümbüşü hakkındaki söylenti ise ilginç: Efsaneye göre 19. yüzyılda, şehrin migrenden şikâyetçi olan valisi, binaların duvarından yansıyan güneş ışınlarının yarattığı baş ağrılarına dayanamıyormuş. Bu yüzden de şehirdeki binaların beyazdan başka renklere boyanmasını zorunlu kılmış.

9. Valparaíso, Şili

Valparaíso, Şili’de, bohem kültürü ve nefes kesen deniz manzaraları ile olduğu kadar, geniş bir yelpazeye yayılan canlı renklere boyanmış binalarıyla da ünlü bir şehir. Ayrıca belirtmekte fayda var ki aralarında amaçsız bir şekilde saatlerce gezme arzusu uyandıran, labirenti andıran sokakları olan şehrin gece hayatı da en az binaları kadar renkli.

8. Wroclaw, Polonya

Polonya’nın dördüncü büyük şehri olan Wroclaw, aynı zamanda Silezya’nın da tarihi başkenti. Oder Nehri üzerindeki şehir; tarihi şehir merkezi ve adaları ile olduğu kadar, canlı renkleriyle göz alan binaları ile de gezginleri kendine hayran bırakıyor. Wroclaw, aynı zamanda İspanya’da bulunan San Sebastián ile birlikte 2016’nın Avrupa kültür başkenti.

7. Burano, İtalya

Burano, özgür ruhlu gezginlerin Venedik yakınlarında bulabilecekleri –ve ayrılmakta oldukça zorluk çekecekleri- bir ada. Venedik’e 7 kilometre uzaklıkta ve bu kendisinin tek özelliği değil. Kanalların mavi/yeşil suları ile mükemmel bir uyum içinde olan rengârenk evleriyle dikkat çeken Burano, ünlü balık yemekleriyle ağzının tadına düşkün gezginleri de tatmin edecek bir yer.

6. Caminito, Arjantin

Caminito, içini kıpır kıpır yapacak renklere sahip evleriyle dünyadaki çoğu yerden ayrıldığı gibi, bir çeşit sokak müzesi oluşuyla da bu listedeki diğer yerlerden ayrılıyor. Buenos Aires’in La Boca mahallesinde yer alan, turistler kadar yerel sanatçıların da bolca vakit geçirdiği Caminito sokağı, sıradan bir yürüyüş esnasında kazara keşfedenlerin kendilerini bir masal diyarında hissedebilecekleri bir yer.

5. Longyearbyen, Norveç

Kuzey Buz Denizi’nde yer alan Longyearbyen, bu nedenden olsa gerek bu listedeki diğer birçok yer kadar büyük bir turist akınına uğramıyor. Yine de ziyaretçi sayısında son yıllarda önemli bir artış var ve bunun nedenini tahmin etmek zor değil. Kasaba, çevresindeki beyaz, dingin doğal ortam ile hoş bir kontrast oluşturan renk renk kulübeleriyle özellikle kış aylarında masalsı bir ortama sahne oluyor. Yürüyüş yaparken ren geyikleriyle –ya da bir kutup ayısıyla!- karşılaşabileceğin kasaba, aynı zamanda dünyanın en kuzeyde kalan yerleşim yerlerinden biri.

4. Nuuk, Grönland

Soğuk iklimleri tercih edenlere bir diğer önerimiz ise Nuuk. Nuuk, Grönland’in başkenti ve aynı zamanda en büyük şehri. Tabii kendisini ilginç kılan şey bu değil. Gözden kaçırmanın imkansız olduğu rengârenk evlerin yer aldığı Nuuk; bunların yanı sıra ferah doğası, şelaleleri ve şanslı gezginlerin en beklenmedik anlarda görebilecekleri kambur balinalar ile de fotoğraf çekmeyi sevenlere benzersiz kareler vaat ediyor.

3. Trinidad, Küba

Küba’nın az bilinen güzellikleri arasında yer alan Trinidad, gittiğinde hala 21. yüzyılda olduğuna inanmakta güçlük çekeceğin, huzur dolu bir kıyı kasabası. Sabahları sokaklarda bisikletleriyle dolaşarak ekmek satan yaşlı adamların seslerinin duyulabileceği Trinidad, iyi korunmuş tarihi dokusuyla olduğu kadar, farklı renklere boyanmış tek katlı evleri ile de hayranlık uyandırıyor.

2. Gamla Stan, İsveç

İsmi Eski Kasaba manasına gelen Gamla Stan, sokaklarında birkaç dakika geçirmen halinde neden böyle adlandırıldığını anlayabileceğin bir kasaba. Geçmişi 13. yüzyıla dayanan Gamla Stan, Arnavut kaldırımlı sokakları ve Orta Çağ mimarisiyle modern yaşamdan itina ile izole edilmiş izlenimi uyandırıyor. Kasabayı en özgün kılan detay ise; kırmızı, turuncu, sarı, yeşil ve mavinin en çekici tonlarına bürünmüş sıra sıra binalar.

1. St. John’s, Newfoundland, Kanada

Kanada’nın Atlantik kıyısında yer alan St. John’s şehri, Kuzey Amerika’daki en eski İngiliz kökenli yerleşim yerlerinden bir tanesi. Modern yaşamın iyi korunmuş tarih ve kültürle birleştiği şehrin en çok ilgi gören yeri ise Jelly Bean Row Houses adıyla anılan ve Viktorya dönemi mimarisinden izler taşıyan rengârenk evlerin yer aldığı şehir merkezi.

Henüz Yorum Yapılmamış

BİR CEVAP BIRAK

20 + 6 =

loading-YouTube-player_zps9255a050