PAYLAŞ

Karayip Denizi ve Kuzey Atlas Okyanusu arasında konumlanan Dominik Cumhuriyeti, bembeyaz kumlara sahip plajları, el değmemiş güzellikler saklayan doğası, enfes manzaraları, huzur dolu atmosferi ve sabah kadar süren eğlencelerin yaşandığı gece kulüpleriyle ünlü olan bir turizm destinasyonu. Sörf için elverişli plajlarıyla da dünyanın dört bir yanından gelen sörf tutkunlarını ağırlayan bu tatil bölgesi, romantik görüntüsüyle balayı çiftlerinin de en gözde seyahat noktalarından biri.

Dominik Cumhuriyeti’nde Görmeniz Gereken 5 Yer

1. Boca Chica

Kendinizi masmavi sulara bırakıp, yüzmenin ve dalış yapmanın tadını çıkarmak istiyorsanız, Boca Chica’ya mutlaka uğramalısınız. Ülkenin güney kesiminde kalan bu plaj; beyaz kumları ve turkuaz renkli sularıyla göz alıcı bir yer. Eğer kalabalıktan hoşlanmıyorsanız, buraya gitmek için hafta içi bir günü tercih etmenizde yarar var. Zira burası ülkenin en ünlü plajı olduğu için hafta sonları oldukça kalabalık olabiliyor.

2. Cayo Levantado

Eğer Dominik’i ziyaret etme sebebiniz sörf yapmaksa Cayo Levantado sizin için doğru adres olabilir. Hiç eksik olmayan rüzgârı ve sörf için uygun dalgalarıyla macera dolu anlar yaşayacağınız bu tropik ada, doğal güzelliğiyle de oldukça cezbedici. Cayo Levantado’nun yanı sıra Rock Beach (Beau Rive), Portsmouth Plajı ve Batibou Koyu da Dominik’te yüzme keyfi sürebileceğiniz plajlardan bazıları.

3. Morne Trois Pitons Ulusal Parkı

Ülkenin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan doğal güzelliklerinden biri olan Morne Trois Pitons Ulusal Parkı (Morne Trois Pitons National Park), doğa yürüyüşleri ve bisiklet turları için harika bir seçenek. Bu göz alıcı ulusal park, etkileyici doğası, tertemiz havası ve insana huzur veren atmosferiyle cennetten bir köşeyi andırıyor.

4. Boiling Gölü

Yaklaşık 250 yıl önce yaşanan volkanik bir hareketlik sonucunda oluşan ve Kaynayan Göl olarak da bilinen Boiling Gölü (Boiling Lake), Morne Trois Pitons Ulusal Parkı’nda bulunuyor. Ortalama 82-92 derece sıcaklığa sahip suları ve üzerinden hiç eksik olmayan dumanıyla ürkütücü bir his uyandıran bu göle ulaşmak için yaklaşık 10 kilometrelik bir yol yürümeniz gerekiyor.

5. Santa María la Menor Katedrali

Amerika kıtasında inşa edilen en eski katedral unvanını taşıyan Santa María la Menor Katedrali, kültürel geziler yapan turistlerin favori yapıları arasında. 1512 ve 1540 yılları arasında yapılan bu tarihi katedral, ülkenin en popüler şehirlerinden olan Santo Domingo’nun UNESCO koruması altında bulunan Zona Colonial bölgesinde yer alıyor.

Turistik amaçlı seyahat eden Türk vatandaşlarından 90 güne kadar vize istemeyen bu ülkenin doğal güzelliklerini ve birbirinden harika plajlarını keşfetmek için Dominik Cumhuriyeti uçak bileti fırsatlarına göz atabilirsiniz.

Henüz Yorum Yapılmamış

BİR CEVAP BIRAK

1 + 8 =

loading-YouTube-player_zps9255a050