Manchester, İngiltere’nin Lancashire bölgesinde yer alan üç milyon nüfuslu bir şehir. Bölgenin kültür, ticaret ve sanat merkezi olarak da anılan bu şehirde dünyaca ünlü markaların bir arada olduğu caddeleri, eğlence mekanlarını ve birbirinden etkileyici tarihi yapıları da görmek gerek. İşte şehrin gezilmesi gereken önemli yerlerinden bazıları.
Manchester’da Gezilmesi Gereken 12 Yer
Castlefield

Deansgate İstasyonu batısına dek uzanan Castlefield, şehrin Kentsel Miras Parkı olarak tasarlandı. Bu büyüleyici bölgede gezerken Victorian Evleri, Bridgewater Kanalı, Castlefield Sanat Galerisi ve Bridgewater Salonu’na da uğramalısınız. Ayrıca Bridgewater’da romantik bir tekne turu yapmak da fena fikir değil.
Bilim ve Sanayi Müzesi
Klasik araba ve icatlara ilgi duyanları cezbeden oldukça etkileyici bir mekan olan Bilim ve Sanayi Müzesi (Museum of Science and Industry), şehrin en popüler ziyaret noktalarından. Bu müzede Rolls Royce arabalar ve İngiltere’nin ilk uçağı olan Triplane A.V Roe’nin bir kopyası gibi pek çok tarihi hava ve kara aracını görebilirsiniz.
Manchester Katedrali

Yapımına 1422 yılında başlanan ve 1508’li yıllara dek pek çok ekleme yapılarak günümüzdeki görünümüne kavuşan Manchester Katedrali, Irwell kıyılarında kurulu. İlginç iç tasarımıyla ilgi çeken bu katedral, şehre gelen turistlerin en sık ziyaret ettiği yapılardan.
Chetham Hastanesi ve Kütüphanesi
Manchester Katedrali’nin kuzeyinde konumlanan ve yapımı 1400’lü yıllara dek uzanan Chetham Hastanesi, aynı zamanda ülkenin en eski ve en önemli halk kütüphanesine sahip. Günümüzde bir müzik okulu olarak kullanılan bu yapı, göz alıcı atmosferiyle görenleri kendine hayran bırakıyor.
Manchester Belediye Sarayı

Neo-Gotik tarzıyla dikkat çeken Manchester Belediye Sarayı (Town Hall), 1868 – 1877 yılları arasında inşa edildi. İhtişamlı görünümüyle dünya çapında bilinen ve duvar kâğıdı olarak pek evin duvarını süsleyen bu yapı, yolu bu şehre düşenlerin mutlaka uğraması gereken yerlerden.
Knutsford
Şehrin yaklaşık 13 kilometre güneybatısında yer alan ve birbirinden harika restoranlarıyla ünlenen Knutsford ise damak tadına düşkün gezginlerin favorilerinden. Siz de bu şirin yerleşim yerine uğradığınızda bölgenin en nefis lezzetlerini deneyerek hem göze hem de mideye hitap eden muhteşem bir seyahat yapabilirsiniz.
Manchester Sanat Galerisi
Manchester Sanat Galerisi, öyle kapısından girip hızlıca çıkabileceğiniz bir yer değil. İçeri adım attığınız anda burada oyalanacağınızı anlıyorsunuz. Galerinin en güzel tarafı, ziyaretçiyi yormaması; devasa ve karmaşık bir yapı yerine daha anlaşılır, sindirerek gezilebilecek bir düzeni var. Aralarda küçük molalar verebileceğiniz alanlar da bulunuyor. Yani sanatla derin bir bağ kurmak isteseniz de keyifli bir gezinti yapsanız da, burası her şekilde beklentinizi karşılıyor. Üstelik şehir merkezinde olması sayesinde bir bakmışsınız planınızın en uzun duraklarından biri olmuş.
People’s History Museum (Halk Tarihi Müzesi)
People’s History Museum biraz farklı bir deneyim. Burada gösterişli tablolar ya da vay be dedirten kraliyet hikayeleri yok. Onun yerine gerçek hayat var. İşçi hareketleri, oy hakkı mücadeleleri, sendikaların doğuşu gibi konular üzerinden İngiltere’nin yakın tarihine bambaşka bir pencereden bakıyorsunuz. Bir noktadan sonra sergiyi gezmekten çok, anlatılanları düşünmeye başlıyorsunuz. Müze çıkışı kafanızın biraz dolu olması çok normal. Zaten buranın olayı da biraz bu: Sizde iz bırakan bir durak.
John Rylands Kütüphanesi

John Rylands Library, Manchester’daki en etkileyici yapılardan biri. Gotik mimarisi, yüksek kemerleri ve vitray pencereleriyle bir katedrali andırıyor. Işık içeri süzülürken oluşan atmosfer gerçekten büyüleyici. Raflarda sergilenen eski el yazmaları ve nadir kitaplar da cabası. Kitaplarla çok aranız olmasa bile burada vakit geçirmek ayrı bir keyif.
Ulusal Futbol Müzesi
Ulusal Futbol Müzesi için futbol müzesi demek biraz eksik kalıyor. Burası futbolun hayatın içindeki yerini anlatan bir alan gibi. Eski toplar, formalar, unutulmaz maç anları ve efsane oyuncuların hikayeleri… Ama asıl eğlence interaktif alanlarda başlıyor. Penaltı atmayı deneyebiliyor, reflekslerinizi test edebiliyor hatta spiker gibi maç anlatmayı bile deneyebilirsiniz. Futbolla çok aranız yoksa bile buradaki anlatım dili o kadar akıcı ki sıkılmanız zor.
Old Trafford Stadyumu
Old Trafford, resmen yaşayan bir tarih. Manchester United’ın evi olan bu yer, yıllar boyunca sayısız maça, zafere ve dramatik ana tanıklık etmiş. Rehberli turlara katıldığınızda tribünlerden soyunma odalarına, basın alanından oyuncu tüneline kadar birçok noktayı gezebiliyorsunuz. En etkileyici anlardan biri ise o meşhur tünelden sahaya doğru yürümek. Futbolla çok ilgili olmasanız bile buradan etkilenmeden çıkmak pek mümkün değil.
Northern Quarter
Biraz dağınık, biraz gürültülü ama bir o kadar da karakter sahibi bir yer Northern Quarter. Duvarlardaki graffiti’ler sürekli değişiyor, yani her gelişinizde farklı bir manzarayla karşılaşabilirsiniz. Küçük butik dükkanlar, vintage mağazalar ve bağımsız kafeler bölgeye ayrı bir hava katıyor. Öyle zincir markaların ağırlıkta olduğu bir yer değil; daha çok kendi tarzını yaratmış mekanlar var. Burada yapılacak en güzel şey plansız dolaşmak. Bir plak dükkanına girip vakit kaybedebilir, bir kafede oturup insanları izleyebilir ya da sadece sokaklarda gezerek şehrin enerjisini hissedebilirsiniz.
Manchester Ne Zaman Ziyaret Edilmeli?

Manchester için en iyi zaman diye net bir tarih vermek biraz zor çünkü bu şehir her mevsim aynı sürprizi yapabiliyor: Yağmur. Ama moral bozmayın, Manchester’da hava plan yapmaz, siz de yapmayın zaten. Genel olarak Nisan-Mayıs gibi bahar ayları ve sonbaharın başı en ideal dönemler sayılıyor. Hava nispeten daha ılık oluyor, şehir de kalabalık yaz sezonuna göre biraz daha nefes aldırıyor.
Yaz aylarında günler uzun, etkinlikler bol ama İngiltere yazı dediğimiz şeyin de ara ara yağmurlu geçtiğini unutmamak lazım. Kış ayları ise biraz daha gri ve serin ama müze gezmek, kafelerde uzun uzun oturmak ve şehrin o hafif melankolik havasını hissetmek için aslında hiç de fena değil.
Manchester Ulaşım Rehberi

Manchester Havalimanı, şehir merkezine yaklaşık 20-25 dakika uzaklıkta ve ulaşım oldukça rahat. Havalimanından trenle doğrudan şehir merkezine geçebilirsiniz; en pratik seçenek genelde bu oluyor. Alternatif olarak otobüs ve taksi seçenekleri de var ama tren hem süre hem konfor açısından genelde daha mantıklı.
Şehir içinde ulaşım konusuna gelirsek, Manchester sizi fazla yormayan bir yer. Toplu taşıma sistemi düzenli; tramvay (Metrolink) özellikle en çok kullanılan seçeneklerden biri. Şehrin farklı noktalarına kolayca ulaşabiliyorsunuz ve kullanması da oldukça pratik. Otobüsler de yaygın ama ilk kez gelenler için tramvay biraz daha kafa karıştırmayan bir seçenek.
Gelelim en güzel kısma: Yürüyerek ulaşım. Manchester’ın merkezinde birçok önemli nokta birbirine oldukça yakın. Özellikle Northern Quarter, müzeler ve alışveriş bölgeleri arasında dolaşırken yürümek en keyifli seçenek. Hem şehri daha iyi hissediyorsunuz hem de arada karşınıza çıkan küçük sürprizleri kaçırmamış oluyorsunuz. Manchester’da ulaşım kolay; biraz tramvay, biraz yürüyüş derken şehirle aranız kısa sürede ısınıyor.
Canlı yaşamı, bitmeyen enerjisi ve sıcakkanlı insanlarıyla ülkenin sevilen şehirlerinden olan bu eşsiz yer, gezilip görülecek yerlerinin yanı sıra başarılı futbol takımları olan Manchester City ve Manchester United’la da tanınıyor. Eğer zamanınız denk gelirse bu takımların maçlarından birine gitmeyi de programa eklemeyi ihmal etmeyin. Siz de Manchester uçak bileti fırsatlarını takip ederek bu şahane şehri keşfetme şansı yakalayabilirsiniz.

