Türkiye'de Gezilecek Yerler

Türkiye’nin En Serin Yaylaları: 8 Öneri

Turna Genel

Sıcakların geldiği, klimaların artık pes ettiği o meşhur yaz günlerindeyiz artık. Şehrin bunaltıcı sıcağından, bitmek bilmeyen neminden kaçacak delik arıyorsanız inanın yalnız değilsiniz. Hepimiz her gün havaların ne zaman serinleyeceğine hava durumu uygulamalarından bakarken, imdadımıza ülkemizin o güzelim yüksek rakımlı yaylaları yetişiyor. Kabul edelim, denizin, kumun ve güneşin tadı bambaşka ama bazen sıcaktan erimektedense, bulutların üzerinde derin ve serin bir nefes alma fikri bile insanın içini ferahlatmaya yetiyor. 

Bu sefer valize şort yerine ince bir hırka, mayo yerine rahat bir yürüyüş ayakkabısı atıp yollara düşme sırası. Sizler için Karadeniz’in o meşhur, bol oksijenli yeşil tepelerinden Akdeniz’in Toroslar’a saklanmış gizli cennetlerine kadar uzanan harika bir rota hazırladık. Geceleri yıldızları izlerken ince bir battaniyeye sarılacağınız, sabahları buz gibi kaynak sularıyla yüzünüzü yıkayıp uyanacağınız Türkiye’nin en serin yaylaları listemizle yaz sıcaklarına kısa bir süreliğine ara vermeye hazırlanın. Uçak bileti ve otel rezervasyonu işlemleriniz tamamsa yola çıkalım! ⛰️

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde yer alan Pokut Yaylası, yaklaşık 2032 metre rakımıyla bulutların üzerinde yürüdüğünüzü hissettiren büyüleyici bir atmosfere sahip. Yemyeşil çam ormanlarıyla çevrili bu yayla, sis denizinin üzerine kurulan o meşhur ahşap Karadeniz evleriyle bir kartpostal görünümünde. Rize merkezden Çamlıhemşin’e ulaştıktan sonra, dik ve virajlı toprak yolları aşarak buraya varabilirsiniz ancak yolun zorluğu sizi korkutmasın, yüksek tabanlı bir araçla veya bölgedeki turlara katılarak bu eşsiz manzaraya güvenle ulaşabilirsiniz. 

Pokut’a çıktığınız an, o tertemiz dağ havasının ciğerlerinize dolduğunu fark edeceksiniz. Burada lüks kafeler veya devasa restoranlar aramayın; bunun yerine samimi yayla evlerinde demlenen çayınızı yudumlayabilir, enfes muhlamanın tadına bakabilirsiniz. Doğa yürüyüşü yapmayı seviyorsanız, komşu yayla Sal’a doğru çam ağaçları arasında harika bir yürüyüş rotası da sizi bekliyor.

“Antalya ve serin bir yayla mı?” dediğinizi duydum.😁 Ancak Kaş ilçesine bağlı olan Gömbe Yaylası, yaklaşık 1200 metre rakımıyla Akdeniz’in kavurucu yaz sıcağına meydan okuyor. Elma ve ceviz ağaçlarının birbirine karıştığı bu yemyeşil belde, deniz tatiline serin bir mola vermek isteyenlerin gizli sığınağı konumunda. Kaş merkeze sadece 70 kilometre mesafede olan yaylaya, virajlı ama çam ağaçları arasından geçen harika manzaralı bir yoldan kendi aracınızla veya ilçeden kalkan minibüslerle kolayca varabilirsiniz. 

Gömbe’ye geldiğinizde Uçarsu Şelalesi’nin buz gibi suyunda serinleyebilir ve Yeşilgöl’ün o büyüleyici turkuaz rengine karşı harika doğa fotoğrafları çekebilirsiniz. Akşamları iyice serinleyen havada üzerinize bir hırka alıp, yörenin meşhur Gömbe tepsi kebabını denemek ise buradaki tatilinizin unutulmaz lezzet duraklarından biri olacak.

Antalya’nın nemli sıcağından bunalan şehir halkının en sevdiği yaylalardan biri olan Feslikan Yaylası, Konyaaltı ilçesi sınırlarında ve şehir merkezine sadece 44 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Yaklaşık 1800 – 2000 metre yükseklikte bulunan yayla, çam ormanlarıyla kaplı doğası sayesinde size sahildeki havanın tam aksine, püfür püfür esen ferah bir atmosfer sunuyor. Tamamı asfalt olan dağ yolları sayesinde buraya şahsi aracınızla yaklaşık bir saatlik keyifli bir yolculukla zahmetsizce ulaşabilirsiniz. 

Feslikan, özellikle yaz aylarında düzenlenen şenlikleri ve yöresel pazarlarıyla oldukça canlı bir ruha sahip. Etrafındaki yüksek tepelerde doğa yürüyüşleri yapabilir, oksijen deposu ormanların içinde kamp kurarak yıldızların altında uyumanın tadını çıkarabilirsiniz. Yanınıza kalın kıyafetler almayı ihmal etmeyin, aşağıda insanlar denize girerken siz burada akşamları sobaya ihtiyaç duyabilirsiniz.

Ordu’nun Aybastı ilçesi sınırlarında bulunan Perşembe Yaylası, 1500 metre yüksekliğiyle Karadeniz’in en geniş ve görsel anlamda en zengin düzlüklerinden biri. Özellikle dünya çapında nadir görülen, kıvrıla kıvrıla akan nehir menderesleriyle meşhur olan bu yayla, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler vadediyor. Ordu şehir merkezine yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta yer alan yaylaya, virajlı ama manzarası oldukça güzel olan asfalt bir yoldan şahsi aracınızla rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. 

Perşembe Yaylası’nda yemyeşil çimlerin üzerine uzanıp gökyüzünü izleyebilir, mendereslerin oluşturduğu doğal göletlerde kano veya deniz bisikleti ile turlayabilirsiniz. Eğer seyahatinizi yaz ortasına denk getirirseniz, geleneksel yayla şenliklerine ve yağlı güreşlere denk gelme şansını yakalayabilirsiniz; üstelik bölgenin meşhur kuzu etinden yapılan ızgaralarının tadına bakmadan da kesinlikle dönmemelisiniz. Turna Mobil Uygulama

İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlere yakın, hafta sonu için pratik bir serinlik arıyorsanız, Düzce’nin Gölyaka ilçesinde saklı kalmış Pürenli Yaylası’nı tercih edebilirsiniz. 1400 metre rakıma sahip bu doğa harikası, adını etrafını saran sarı, mor püren çiçeklerinden alıyor ve çam ağaçlarıyla çevrili minik bir gölet ile harika bir manzara sunuyor. Düzce merkeze yaklaşık 28 kilometre mesafede olan yaylaya ulaşım, yolun son kısımları toprak ve hafif engebeli olduğu için biraz dikkat gerektiriyor; yüksek tabanlı bir araç seyahatinizi daha konforlu kılacaktır. 

Pürenli’de elektrik ve şebeke gibi modern dünyanın dikkat dağıtıcı unsurlarından uzaklaşıp, kendinizi tamamen doğanın sessizliğine bırakabilirsiniz. Çadır kampı ve doğa fotoğrafçılığı için Türkiye’deki en favori rotalardan biri olan bu yaylada, sabah gözünüzü çiy düşmüş yemyeşil bir çimenliğe açmak ruhunuza çok iyi gelecek.

serin

Çukurova’nın o meşhur, zaman zaman nefes aldırmayan nemli sıcağından kaçmak isteyenlerin ilk tercihi olan Namrun Yaylası (diğer adıyla Çamlıyayla), Mersin’in Çamlıyayla ilçesinde bulunuyor. Ortalama 1200 ile 1430 metre arasında değişen rakımı, devasa ardıç ve çam ağaçlarıyla kaplı coğrafyasıyla kocaman bir oksijen çadırı görevi görüyor. Tarsus ilçesinden yaklaşık bir saat süren, asfalt ve düzgün bir yol üzerinden şahsi aracınızla ya da bölgeden kalkan toplu taşıma araçlarıyla bu çam kokulu serinliğe kolaylıkla ulaşabilirsiniz. 

Namrun’a geldiğinizde tarihi Namrun Kalesi’nin kalıntıları arasında geçmişe bir yolculuk yapabilir, macera arıyorsanız Cehennem Deresi kanyonunun vahşi doğasını keşfedebilirsiniz. Bölgenin o meşhur iğne oyalarından satın alıp yerel kültürü yakından tanıyabilir, akşamüstü serinliğinde közde pişmiş yayla çayınızı keyifle yudumlayarak tüm yorgunluğunuzu atabilirsiniz.

İç Anadolu’nun sıcağından kaçıp puslu ve karlı zirvelere sığınmak isterseniz, Kayseri sınırları içindeki Erciyes Dağı’nın eteklerinde yer alan Tekir Yaylası aradığınız yer. Yaklaşık 2200 metre gibi oldukça iddialı bir rakıma sahip olan bu yayla, yaz ortasında bile üşüyebileceğiniz kadar serin, pırıl pırıl ve temiz bir havaya sahip. Kayseri şehir merkezine 25 kilometre mesafede konumlandığı için, geniş ve son derece bakımlı asfalt bir yol üzerinden aracınızla 20-30 dakika içinde kolayca bu serinliğe kavuşabilirsiniz. 

Kışın Türkiye’nin en popüler kayak merkezlerinden biri olarak ün salan bu bölge, yaz aylarında çadır kurmak, piknik yapmak ve zirveye doğru doğa yürüyüşlerine çıkmak isteyenler için mükemmel bir yer haline geliyor. Teleferikle daha da yükseklere çıkıp Erciyes’in heybetli manzarasını izleyebilir, ardından temiz havanın açtığı iştahınızı Kayseri’nin meşhur sucuk ekmeğiyle, yayla rüzgarına karşı doyasıya yatıştırabilirsiniz.

Sakarya’nın sakin şehir (Cittaslow) ünvanlı Taraklı ilçesinde yer alan Karagöl Yaylası, geniş otlakları, ortasındaki doğal göleti ve zengin bitki örtüsüyle Karadeniz yaylalarını aratmayan bir güzelliğe sahip. Yaklaşık 1150 metre yüksekliğiyle yaz aylarında bir ferahlık sunan yayla, ilkbaharda sular altında kalarak bir göle, yazın ise yeşilin her tonunu barındıran bir düzlüğe dönüşüyor. Taraklı merkezden yaklaşık 21 kilometrelik, yer yer virajlı ve toprak olan tırmanışlı bir yolu aşarak buraya aracınızla ulaşabilirsiniz. 

Ahşap yayla evlerinin dağınık bir şekilde serpiştirildiği Karagöl’de huzurun tadını çıkarabilirsiniz. Burası özellikle kampçılar ve karavancılar için harika bir durak; akşam serinliğinde kamp ateşinizi yakıp (tabii ki dikkatli bir şekilde) gökyüzündeki yıldız şölenini izlemek paha biçilemez bir deneyim. Giderken yiyecek ve içeceklerinizi yanınıza almayı kesinlikle unutmayın çünkü doğanın bu en saf halinde bakkal veya market bulmanız pek mümkün değil.

Turna Otel
Seyahat ve Turizm alanında içerik üreticisi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir