Türkiye'de Gezilecek Yerler Ankara Gezi Rehberi

Kızılcahamam Gezilecek Yerler : En Güzel 12 Yer

Turna Genel

Ankara’nın kuzeyinde yer alan Kızılcahamam yemyeşil doğasıyla şehirden kaçış için mükemmel bir adres. Bölgede görecek bir çok yer, yapılabilecek çokça aktivite bulunuyor. O nedenle Kızılcahamam gezilecek yerler rehberini sizin için derledim.

Kızılcahamam’da gezilecek yerleri genellikle milli parklar ve ormanlar oluşturuyor. Ankara’nın en yeşil bölgelerinden biri Kızılcahamam termal kaplıcaları ile ünlü. Burada pek çok otel ve tesis bulunuyor. Şehir gürültüsünden uzak olması ile sakin bir tatil geçirmek isteyen herkes için ideal bir seçim oluyor Kızılcahamam. Bolu, Çankırı ve Karabük sınırlarına yakın olması da bir avantaj.

Büyük şehrin kalabalığından, gürültüsünden kaçıp kısa bir mola vermek isteyen Ankaralıların uğrak adresi Kızılcahamam. Ayrıca şifalı termal suları sayesinde çevre illerden de çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Bu doğa harikası ilçeye gitmek için ilk etapta bir Ankara uçak bileti almakla başlayabilirsiniz. Kara yolu ile gitmeyi tercih edenler de Ankara otobüs bileti fırsatlarına göz atabilir.

Soğuksu Milli Parkı, Kızılcahamam gezilecek yerlerin başında geliyor. Çam ağaçları ile kaplı tertemiz havasıyla ziyaret eden herkes bu milli parkı çok seviyor.

Park içerisinde kamp yapma imkanı da sunuluyor. Milli park alanı içinde neler mi var ? Çeşme, otopark, büfe, piknik alanları, konaklama tesisi, yürüyüş yolu, bisiklet yolu, seyir terası ve dahası. Yani ailecek, sevdiklerinizle gelip tüm gününüzü geçirebileceğiniz mükemmel bir alan.

Soğuksu Milli Parkı’nda piknik yapabilir, bisiklet sürebilir, kuşları gözlemleyebilir, güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Parkta yaban domuzu, ayı, tilki, çakal, kurt, vaşak, sincap ve tavşan gibi memeli hayvanlar bulunuyor. Ayrıca, Milli Parkta 160 civarında kuş türü var. Bu kuş türlerinin en önemlisi dünya çapında koruma altına alınan “Kara Akbaba”.

  • Soğuksu Milli Parkı konumu burada.

Kızılcahamam’a 35 km mesafede bulunan Aluçdağı Tabiat Parkı da oksijen deposu harika bir yer. Kızılcahamam’da mutlaka görülmesi gereken bir yer. Alan içinde piknik için ayrılmış bölümler, çeşme, büfe, spor sahası bulunuyor. Keyifli bir gün geçirebileceğiniz Aluçdağı Milli Parkı’nda doğa yürüyüşü yapıp enerji depolayabilirsiniz.

  • Aluçdağı Tabiat Parkı konumu burada.

Yeraltı suları bakımından oldukça zengin olan Kızılcahamam, yılın hemen her zamanı birçok kişiyi kaplıcalarında ağırlıyor. Bu termal suların bazı rahatsızlıklara şifa olduğu biliniyor. Tedavi amaçlı da kullanıldığı için sağlık turizmi anlamında da ilgi görüyor Kızılcahamam kaplıcaları.

Kızılcahamam’da termal sulardan faydalanabileceğiniz oteller ve günübirlik kullanabileceğiniz tesisler yer alıyor. Termal tesislere gelen ılıca sularının sıcaklığı 47 °C’yi buluyor. Bu suların özellikle karaciğer, mide ve safra kesesi rahatsızlıklarına iyi geldiği biliniyor. Şifalı termal sularıyla pek çok hastalığa iyi gelen Kızılcahamam kaplıcaları, banyo kürleri ve içme suyu olarak ikiye ayrılan hizmetleri ile şifa dağıtıyor.

Yerel tarih kokan bir müzeye götürüyorum şimdi sizi. Gelenekleriyle Kızılcahamam temalı güzel bir müze Eğitimci Nuray Yeşil Müzesi. Müzede unutulmaya yüz tutan meslekleri canlandırmışlar. Müzeyi ücretsiz şekilde gezebilirsiniz.

Kızılcahamam Jeopark Müzesi, Türkiye’deki ilk jeopark müzesi olma özelliğini taşıyor. Dünyanın 4.5 milyar yıllık zaman tünelini gezmiş gibi hissedeceğiniz bir müze burası. Müze sadece ziyaret amaçlı değil, lise ve üniversite öğrencilerinin “coğrafya, yeryüzünün oluşumu” gibi dersleri için eğitim amaçlı da kullanılıyor. Müze girişi ücretsiz.

Kızılcahamam’da gezilecek yerler arasında yer alan en ilginç bölge Abacı Peri Bacaları olabilir. En bilinenleri Kapadokya’da olsa da peri bacaları oluşumları ülkemizin bir çok yerinde bulunuyor aslında. İşte o bölgelerden biri de Kızılcahamam’da bulunan Abacı Peri Bacaları. Yaklaşık 5.000 metrekarelik bir alana yayılıyor peri bacaları. M.Ö. 1700 yılına dayandığı düşünülüyor.

  • Abacı Peri Bacaları konumu burada.

Bir dönem Kızılcahamam bölgesinin merkezi olarak kullanılan ve günümüzde küçük bir yerleşim yeri olan Mahkeme Ağacin Köyü, mağaraları ile ünlü. Bu mağaralar, yapılan restorasyon çalışmaları ile ziyarete açılmış. Bu mağaraların Roma İmparatorluğu’ndan saklanmak amacıyla ilk Hıristiyanlar tarafından inşa edildiğini gösteriyor.

Bazı mağaraların içerisinde yapılan çalışmalarda ortaya çıkartılan motifler ve kullanım düzeni, kilise olarak inşa edildiğini gösteriyor.

  • Mahkeme Ağacin Köyü konumu burada.

Tarihi, Sümela Manastırı’ndan bile önceye dayanıyor Alicin Manastırı’nın. Bir vadi yamacında, tabandan 70 metre yükseklikte yer alıyor manastır. Roma İmparatorluğu döneminde inşa edildiği ve sığınma alanı olarak kullanıldığı düşünülüyor. Alicin Manastırı, yüksekte ve yamaçta konumlanması nedeni ile ziyaret edilmesi zorlu bir yer. Gitmek isterseniz dikkatli olmanızda ve yerli halktan yardım almanızda fayda var.

  • Alicin Manastırı konumu burada.

Halk arasında Gavur Kalesi olarak da adlandırılıyor Ağsar Kalesi. Ulaşımın zor olduğu bir tepede konumlanıyor. İlk çağlarda inşa edildiği düşünülen kale, çevreye hakim konumu ile bir gözlem noktası. Osmanlı İmparatorluğu döneminde karakol olarak kullanıldığı düşünülüyor.

Kızılcahamam gezilecek yerler içinde en ilginç konumlardan biri de Pazar Köyü’dür. Roma döneminden günümüze kadar sağlam şekilde ulaşan yapıları köyde görebilirsiniz. Köy, 19.yüzyılda inşa edilen Halil Ağa Camii’ne de ev sahipliği yapıyor. Kendine has mimari özellikleri ile mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerden. Turna Mobil Uygulama

Kızılcahamam’a 35 kilometre uzaklıkta yer alıyor Başköy Kalesi. Volkanik kayalardan oyularak inşa edilmiş olan kalenin Roma döneminden kaldığı düşünülüyor. Beş kat olarak inşa edilen kalenin Osmanlı İmparatorluğu döneminde üs olarak kullanıldığı tahmin ediliyor. Gün batımı izlemeyi seviyorsanız akşam üstü gitmenizi tavsiye ederim. Muazzam bir manzara oluyor.

Kırmızı Ebe ve oğlu Oruç Gazi’ye ait türbeler Taşlıca Köyü’nde yer alıyor. Anadolu’nun Türk-İslam ülkesi haline gelmesinde büyük emekleri olan Kırmızı Ebe ve Oruç Gazi, Türk ordularından da önce buraya yerleşmişler.

Anlatılan rivayete göre Selçuklu Devleti Hükümdarı Alaaddin Keykubat, Başköy Kalesi’ni fethetmek için çıktığı seferde Taşlıca Köyü’ne uğramış. Kırmızı Ebe ve oğlu Oruç Gazi, Türk askerlerini karşılamış ve ayran ikram etmek istemiş. Kırmızı Ebe hazırladığı taze ayranı, yakınındaki taş oluğa dökmüş. Askerler mataralarını doldurmuşlar ancak oluktaki ayran hiç azalmamış. Yaşanan olay Sultan’ın kulağına gidince bölgedeki topraklar, Kırmızı Ebe’nin oğlu Oruç Gazi’ye bağışlanış.

Kırmızı Ebe ve Oruç Gazi türbeleri 2001’de restore edilmiş.

  • Kırmızı Ebe Türbesi konumu burada.
  • Oruç Gazi Türbesi konumu burada.

İlçenin sahip olduğu zengin bitki örtüsü ve iklimi, burayı yılın her dönemi ziyaret edilebilir kılıyor. Yine de beklentinize göre en doğru zamanı seçmekte fayda var. Şifalı suların sıcaklığıyla dışarının soğuğu arasındaki keyifli tezatı yaşamak istiyorsanız, karın toprağı kapladığı aralık ve şubat aylarını tercih edebilirsiniz. Sonbaharda da orman tamamen renk değiştiriyor; sarıdan kızıla dönen ağaçlar arasında yürümek, doğa fotoğrafçılığıyla ilgilenenler için bulunmaz bir fırsat. 

Temmuz ve ağustos aylarında ise Ankara’nın o bunaltıcı sıcağından kaçıp nefes almak isteyenlerin ilk adresi burası oluyor. Yüksek rakımı ve yoğun çam ağaçları sayesinde yazın bile akşamları tatlı bir serinlik hakim. Yine de amacınız kalabalıktan uzak kalmak, kuş sesleri eşliğinde ruhunuzu dinlendirmekse ilkbaharın ilk günlerini ya da eylül ayını takviminize not etmelisiniz.

Burada şehir hayatının tüm stresini geride bıraktığınızı hissediyorsunuz. Güne Soğuksu Milli Parkı’nın patika yollarında tempolu bir yürüyüşle başlamak, ciğerlerinizi taptaze oksijenle doldurmak harika bir deneyim. Yürüyüş esnasında etrafı iyi izleyin; dalların arasında zıplayan sincapları ya da gökyüzünde süzülen devasa akbabaları görmek an meselesi. Yorulunca da ağaçların altına kurulup semaverde demlenmiş bir çay eşliğinde dinlenebilirsiniz. 

Gezi rotanızı biraz daha genişletmek isterseniz, doğanın binlerce yılda şekillendirdiği Abacı Peribacaları’nı ve köklü bir geçmişe sahip Mahkeme Ağcin’deki tarihi kaya yerleşimlerini mutlaka listenize ekleyin. Gün boyu gezip yorulduktan sonra ise yapacağınız en akıllıca şey, kendinizi mineralli kaplıca sularına bırakıp kaslarınızın gevşemesine izin vermek olacaktır.

​​Burada lezzet turuna çıkacaksanız ilk durağınız kesinlikle güveçte veya özel tencerelerde uzun süre pişen nefis kapama yemeği olmalı. Lokum gibi dağılan eti ve suyunu çekmiş pilavıyla bu yöresel lezzet, unutamayacağınız lezzetler arasında. Ayrıca ormanlık alanlardaki piknik ve ızgara tesislerinde temiz havanın iştah açıcı etkisiyle güzel bir et ziyafeti de çekebilirsiniz. 

Yemeğin ardından damağınızı tatlandırmak için höşmerim tatlısını denemeden masadan kalkmayın. Dönüş yoluna geçmeden önce de yol üstündeki tezgahtar esnafa uğrayıp köylülerin kendi elleriyle hazırladığı kozalak reçellerinden, organik ballardan ve fırınlardan mis gibi kokusu yükselen sıcacık bazlamalardan birkaç tane almayı ihmal etmeyin.

Yavaş yavaş gezmek, hem doğanın hem de kaplıcaların tadını çıkarmak için 1 gece konaklamalı 2 günlük bir plan oldukça ideal. İlk gün milli parkı ve çevredeki doğal güzellikleri keşfedip, ikinci günü tamamen oteldeki havuz ve spa imkanlarına ayırabilirsiniz. Eğer kronik bir rahatsızlık için şifalı sulardan kür şeklinde faydalanmayı düşünüyorsanız bu süreyi en az 1 haftaya tamamlamanız daha doğru olur. Tabii ki bunları doktor kontrolünde yapmayı unutmayın.

İlçe, Ankara’nın merkezine yaklaşık 80 km uzaklıkta yer alıyor. Kendi aracınızla yola çıktığınızda rahat bir sürüşle 1 saat civarında bölgeye ulaşabiliyorsunuz. Yolun büyük bölümü duble yol olduğu için sürüş oldukça keyifli ve zahmetsiz geçiyor.

Kış mevsiminde buranın en büyük cazibesi hiç şüphesiz termal oteller. Dışarıda kar yağarken sıcak mineralli suların içinde dinlenmek müthiş bir keyif verir. Ayrıca karlar altındaki çam ormanlarında yürüyüş yapıp fotoğraflar çekebilir, dönüşte de sıcacık bir restoranda yöresel çorbaların ve et yemeklerinin tadına bakabilirsiniz.

Kızılcahamam şifalı termal kaynakları, termal otelleri ve Soğuksu Milli Parkı ile tanınır. Mutfak tarafında ise ağır ateşte pişen kapama yemeği, höşmerim tatlısı ve taş fırınlarda yapılan bazlaması dünyaca ünlüdür. Ayrıca bölgenin simgesi haline gelen koruma altındaki kara akbabalar ve şifalı mineralli maden suları da oldukça meşhurdur.

Kesinlikle gidilir. Şehir merkezine yakın konumu sayesinde özellikle hafta sonları sabah erkenden gelip doğada güzel bir kahvaltı yapabilir, gün boyu milli parkta vakit geçirip akşam üzeri de güzel bir yemek yedikten sonra evinize kolayca dönebilirsiniz.

Turna Otel

author
Burcu BİNGÖL - Dijital İçerik Üreticisi & Seyahat Yazarı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir