İstanbul Gezi Rehberi Türkiye'de Gezilecek Yerler Ülkeler

İstanbul ve Çevresindeki Kamp Rotaları I 8 Öneri

Turna Genel

Klasik hafta sonu rutinlerinden, hep aynı kafelerde oturup alışveriş merkezlerinin kalabalığında vakit öldürmekten bazen sıkılıyorsunuz değil mi? Kamp ateşinin dinlendirici çıtırtısı eşliğinde közde kahve yudumlamanın, gece zifiri karanlıkta şehirde asla göremediğimiz o parlak yıldızları saymanın yerini inanın hiçbir şey tutmuyor. Doğanın sakin ritmine ayak uydurmak, sabah alarm sesiyle değil de çadıra vuran ilk güneş ışıklarıyla uyanmak inanın hepimiz için en iyi dinlenme biçimi.

Üstelik bu huzura ulaşmak sandığınızdan çok daha kolay. İstanbul’un yanı başında gizlenmiş o kadar güzel cennetler var ki. Sizin için cuma akşamı iş çıkışı yola koyulup kendinizi doğanın kucağına bırakabileceğiniz, kafa dinlemelik kamp alanlarını bir araya getirdik. Kamp çadırlarınızı dolabın arka taraflarından çıkarın, en sevdiğiniz şarkı listesini hazırlayın; kısa ama ruhunuza çok iyi gelecek bir seyahate çıkıyoruz. ⛺

İstanbul’dan çok uzaklaşmadan hem nehir kenarı huzurunu hem de deniz kokusunu aynı anda almak isterseniz, rotayı hiç düşünmeden Ağva’ya çevirebilirsiniz. Göksu ve Yeşilçay nehirlerinin ortasında, etrafı yemyeşil ormanlarla çevrili bu şirin mahalle, şehre kafa tutan bir sessizliğe sahip. Özellikle sonbahar aylarında yaprakların sararmasıyla büründüğü romantik havayı başka bir yerde bulmanız inanın çok zor. 

Burada kamp yapmanın tadı bir başka. Dilerseniz nehir kıyısındaki özel kamping tesislerinde çadırınızı kurup, konforlu bir şekilde kamp yapabilirsiniz. Biraz daha macera arıyorsanız ve uyanır uyanmaz denizi görmek istiyorsanız, Kilimli Koyu tarafında kayalıkların üzerinden o enfes manzaraya karşı güneşi batırabileceğiniz alanlar da sizi bekliyor. 

Ağva’ya Nasıl Gidilir: Gelelim işin ulaşım kısmına. Özel aracınızla Şile yoluna düşüp Ağva tabelalarını takip etmeniz yeterli; trafiğe çok takılmazsanız yaklaşık 1,5 – 2 saatte oradasınız. Toplu taşımayı tercih ederseniz de Üsküdar’dan kalkan 139A numaralı İETT otobüslerine atlayıp doğrudan merkezde inebilirsiniz. Dilerseniz araç kiralamayı da tercih edebilirsiniz.

Ağva konumu burada.

Şehrin dibinde ama bir o kadar da sınırsız bir huzur havasında olan bu güzel ilçe, tarihi deniz feneri, kayalıkları ve geniş kumlarıyla insanın içini anında ferahlatıyor. Hafta sonu denize girip akşamında kamp ateşinin etrafında arkadaşlarla muhabbet etmek için buradan daha iyi bir klasik zor bulunur. 

Kamp alanı konusunda o kadar çok seçeneğiniz var ki nerede uyanmak istediğinize karar vermeniz yeterli. İsterseniz Sahilköy civarındaki çam ağaçlarının altına çadırı atıp hamak keyfi yapın, isterseniz de Akçakese Koyu’nun ince kumlarında denize karşı uyanın. Temel ihtiyaçlarınızı dert etmek istemiyorsanız Sahilköy ve çevresinde doğayı bozmadan kurulmuş oldukça tatlı ve donanımlı kamp alanları mevcut.

Şile’ye Nasıl Gidilir: Şile’ye gitmek artık gerçekten çok kolay. Özel aracınızla Şile Otoyolu’na ya da Kuzey Marmara Otoyolu’na bağlandığınızda, yaklaşık bir saat içinde ferah deniz havasını ciğerlerinize çekmeye başlıyorsunuz. Araçsız yola çıkacaklar için de yine Üsküdar’dan gün boyu kalkan 139 veya 139T otobüsleri en iyi kurtarıcınız olacak.

Şile konumu burada.

Sizi sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da en özel yerlerinden birine, Longoz Ormanları’na götürüyoruz. İğneada, ağaçların köklerinin suya karıştığı, ormanda yürürken karşınıza her an bir geyiğin bile çıkabileceği, masallardan fırlamış gibi duran büyüleyici bir yer. Burası doğanın gerçekten şov yaptığı, insanın muazzam oksijenden başının döndüğü bir bölge. 

İğneada’da kamp yapmak demek, doğanın merkezinde, en vahşi ve en güzel haline misafir olmak demek. Mert Gölü çevresi ya da biraz daha ilerideki Erikli Gölü tarafları, çadır kurmak için efsane yerler. Milli Parklar’ın izin verdiği bakir noktalarda gerçek doğayı deneyimleyin veya sahil şeridine ve merkeze daha yakın özel tesislerde ateşinizi yakıp kahvenizi demleyin. 

İğneada’ya Nasıl Gidilir: İstanbul’dan yola çıktığınızda yaklaşık 3,5 – 4 saatlik bir yolculuk sizi bekliyor. TEM otoyolundan Lüleburgaz veya Çorlu sapağına girip Demirköy üzerinden kıvrılarak inen güzel orman yollarını takip ediyorsunuz. Otobüsle gidecekseniz de Esenler Otogarı’ndan Demirköy veya İğneada’ya giden araçlara otobüs bileti alıp arkanıza yaslanmanız yeterli.

İğneada konumu burada.

Edirne deyince hepimizin aklına hemen muazzam tarih, Mimar Sinan’ın eserleri ve tabii ki leziz tava ciğeri geliyor değil mi? Çok haklısınız ama Edirne, kamp sevdalıları için de bir o kadar cömert bir şehir. Hem dingin nehir kıyıları hem de güneye doğru indikçe karşınıza çıkan o pırıl pırıl Saros Körfezi, bu şehri bir kamp rotası haline getiriyor. 

Seçim tamamen sizin zevkinize kalmış: Yeşillik ve mavilik görmek istiyorsanız Meriç ve Tunca nehirleri kıyısındaki sakin alanlar size göre. Ama ormanlık alan görüp denize de girmek isterseniz, rotayı direkt Keşan tarafına, Saros Körfezi’ne kırın. Gökçetepe ve Danişment gibi tabiat parklarında hem ormanın hem denizin tadını çıkarabilirsiniz. 

Edirne’ye Nasıl Gidilir: İstanbul’dan aracınıza atlayıp TEM üzerinden dümdüz gittiğinizde 2,5 saatte şehir merkezindesiniz. Saros tarafındaki deniz kıyısı kampları için Keşan sapağını kaçırmamanız gerekiyor. Otobüs kullanacaklar için de İstanbul’daki otogarlardan neredeyse her saat başı Edirne ve Keşan’a araç kalkıyor, ulaşım asla dert değil.

Bazen şehirden, evimden çok uzak olmayayım ama bir nefes alayım diye düşünüyor insan. Polonezköy bu isteğin gerçeğe dönüştüğü yer. Beykoz’un ormanları içinde saklanan, eski evlerle süslü bu köy, insana İstanbul’un göbeğinde olduğunu tamamen unutturuyor.  Turna Mobil Uygulama

Tabiat parkının içi koruma altında olduğu için her ağaç altına çadır atamıyorsunuz ama köyün içinde çok tatlı, doğayla iç içe kamping işletmeleri var. Ahşap platformlar üzerine çadırınızı kurup, temiz tuvalet, sıcak duş, ortak mutfak gibi imkanlarla kampı rahat bir otele çevirebilirsiniz. Sabah uyanıp  meşhur Polonezköy kahvaltılarından birini yapmak da işin en güzel artısı oluyor. 

Polonezköy’e Nasıl Gidilir: Ulaşımı o kadar rahat ki, köprü trafiğine takılmadığınız sürece Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden sonra Kavacık’tan içeri girip 30-40 dakikada kendinizi ormanın içinde buluyorsunuz. Aracı olmayanlar da hiç dert etmesin; Kavacık’tan kalkan Polonezköy veya Cumhuriyet Köyü otobüsleriyle bu yeşil cennete kolayca ulaşabilirsiniz.

Polonezköy konumu burada.

Şelale sesleri, dört bir yandan fışkıran yeşillikler ve yüzünüze çarpan buz gibi tertemiz bir hava. Kartepe’nin eteklerindeki Maşukiye, doğayla romantik bir ilişki yaşamak isteyenler için nokta atışı bir yer. Sadece hafta sonu o meşhur kahvaltıları için değil, çadırı alıp birkaç gün kafa dinlemek, dere kenarında ruhu arındırmak için de muazzam bir rota. 

Burada kamp yapmak demek, su sesiyle uyuyup su sesiyle uyanmak demek. Aygır Deresi çevresinde yer alan özel kamp alanlarında veya Kartepe yoluna doğru tırmanırken bulacağınız ağaçlık alanlarda kamp yapabilirsiniz. Özel kamping tesislerini seçtiğinizde restoran, temiz lavabo ve elektrik gibi dertleriniz olmuyor, siz sadece doğanın keyfine odaklanıyorsunuz. 

Maşukiye’ye Nasıl Gidilir: İstanbul’dan Anadolu Otoyolu’na (TEM) girip İzmit Doğu gişelerinden çıktıktan sonra Sapanca ve Maşukiye tabelaları sizi yaklaşık 1,5 saat içinde bu güzelliğe kavuşturuyor. Araçsız seyahat ediyorsanız, İzmit Otogarı’na kadar otobüsle gelip oradan sürekli kalkan Maşukiye minibüsleriyle yola kolayca devam edebilirsiniz.

Maşukiye konumu burada.

kamp

Özellikle Avrupa yakasında oturanlar için deniz, kum, güneş ve kamp dörtlüsünün en pratik adresi kesinlikle Kilyos’tur. Sarıyer’in hemen biraz ötesinde, uçsuz bucaksız Karadeniz manzarasına karşı dalga sesleriyle yorgunluk atmak için kilometrelerce yol yapmanıza, otobanlarda yorulmanıza hiç gerek yok. Cuma iş çıkışı bile atlayıp gidebileceğiniz kadar size yakın. 

Kilyos’ta kamp, daha çok plaj işletmeleri ve tabiat parkları çevresinde şekilleniyor. Marmaracık Koyu civarında çadırınızı kurup tamamen doğayla baş başa kalabilirsiniz veya özel işletmelerin sunduğu güvenli kamp alanlarında konaklayabilirsiniz. Özel alanları tercih ettiğinizde duş, elektrik ve sabahları güne güzel bir kahveyle başlama gibi lüksleriniz oluyor. 

Kilyos’a Nasıl Gidilir: Maslak-Sarıyer hattı üzerinden Zekeriyaköy tabelalarını takip ettiğinizde aracınızla sahile inmeniz en fazla 45 dakikanızı alıyor. Arabanız yoksa da hiç canınızı sıkmayın; Hacıosman metro istasyonunda inip 151 numaralı otobüse bindiğinizde, kendinizi Kilyos’un serin sularına ve rüzgarına giden yolda buluyorsunuz.

Kilyos konumu burada.

Huzurun ve yüzlerce rengin birbiriyle en güzel kucaklaştığı yerlerden birindeyiz: Sapanca. Gölün o çarşaf gibi durgun manzarasına karşı sabah kahvenizi içtiğinizi, etraftaki sisin yavaş yavaş dağıldığını bir hayal edin. Sapanca bu durgunluğu, bu iç huzurunu arayanların bir numaralı kamp noktası. 

Kamp için göl kenarında kalabilirsiniz ya da dağlara doğru tırmanıp yaylalarda çadır kurabilirsiniz; Sapanca her iki imkanı da fazlasıyla sunuyor. Kırkpınar veya Yanık tarafındaki kamping tesisleri, biraz daha konfor arayanlar için ideal. Biraz macera arıyorsanız veya tam anlamıyla bir kamp deneyimi yaşamak istiyorsanız da Soğucak Yaylası gibi yüksek rakımlı yerler tam sizlik. 

Sapanca’ya Nasıl Gidilir: TEM Otoyolu üzerinden Sapanca gişelerini takip ederek aracınızla yaklaşık 1,5 saatte bu harika atmosfere ulaşabiliyorsunuz. Toplu taşıma için de Yüksek Hızlı Tren mükemmel ve inanılmaz keyifli bir alternatif. Arifiye durağında inip çok kısa bir dolmuş yolculuğuyla doğrudan göl kenarında kampınıza başlayabilirsiniz.

Sapanca konumu burada.

Turna Otel
Seyahat ve Turizm alanında içerik üreticisi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir