Avrupa Gezi Rehberi Ülkeler

Mutlaka Görmeniz Gereken 8 Tema Parkı

Turna Genel

Seyahat planları çoğu zaman aynı şekilde ilerler: Tarihi yerler, güzel manzaralar, yerel yemekler, müzeler… Ama bazen de sadece eğlenmek için plan yapılmalı. Bu planlar için de ilk adres bir tema parkı olmalı. Tema parkları, küçük bir dünyaya adım atmış gibi hissettiren, saatlerce dolaşsanız bile sıkılmayacağınız eğlence alanlarıdır. Bir kapıdan içeri girersiniz ve bir anda korsan gemilerinin, masal kahramanlarının ya da film setlerinin ortasında bulursunuz kendinizi. 

Bu parkların belki de en güzel tarafı 7’den 70’e herkesin eğlenebilmesi. Çocuklar zaten çok eğleniyor ama yetişkinlerin de yüzündeki o şaşkın gülümsemeyi görmek mümkün. Dev hız trenleri, tematik gösteriler, rengarenk sokaklar. Dünyanın farklı ülkelerinde öyle tema parkları var ki, bazı gezginler sırf onları görmek için yolculuk planlıyor. Karşınızda, seyahat listenize eklemek isteyebileceğiniz 8 unutulmaz tema parkı.

tema parkı

Florida’da bulunan Walt Disney World Resort, tema parkı kavramını birkaç gömlek yukarı taşıyan yerlerden biri. Hatta buraya park demek biraz haksızlık olur; burası başlı başına bir eğlence dünyası. İçinde birden fazla park, sayısız eğlence alanı, oteller ve gösteriler var. İlk kez gidenlerin en sık söylediği şey genelde buraya 1 günün yetmeyeceği oluyor. 

Magic Kingdom parkına adım attığınızda masallar gerçekmiş gibi hissettiriyor. Cinderella Şatosu’nun önünden geçerken çocukların gözleri parlıyor, yetişkinler de en az onlar kadar heyecanlanıyor. Biraz ileride Pirates of the Caribbean turuna katılabilir, ardından Space Mountain’da karanlığın içinde hız trenine binebilirsiniz. 

Tema parkının web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Hollanda’nın Kaatsheuvel kasabasında bulunan Efteling, Avrupa’nın en masalsı tema parklarından biri. Burası dev hız trenlerinden çok atmosferiyle akıllarda kalıyor. Parkın birçok bölümü klasik Avrupa masallarından ilham alıyor ve dolaşırken kendinizi bir hikayenin içinde yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. 

En sevilen bölümlerden biri Masal Ormanı. Ağaçların arasında yürürken bir anda uyuyan güzelin kulesiyle ya da kırmızı başlıklı kızın kulübesiyle karşılaşabilirsiniz. Ama Efteling tamamen sakin bir park da değil. Baron 1898 adlı roller coaster oldukça iddialı. 

Efteling web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Osaka’daki Universal Studios Japan, sinema tutkunlarının yüzünü güldüren bir yer. Hollywood filmlerinden tanıdığınız karakterler burada sahneden inip parkın içine karışmış gibi. Jurassic Park, Minions, Spider-Man: Hepsi bir şekilde karşınıza çıkıyor. 

Parkın en popüler bölümü ise Harry Potter dünyası. Hogwarts Şatosu’nun devasa silüeti gerçekten etkileyici. Sokaklarda dolaşırken büyücü dükkanları, temalı restoranlar ve filmde gördüğünüz detayların neredeyse birebir kopyalarıyla karşılaşıyorsunuz. 

Kopenhag’ın merkezinde yer alan Tivoli Bahçeleri, dünyanın en eski eğlence parklarından biri. 1843 yılında açılmış olması kulağa inanılmaz geliyor ama park bugün de oldukça canlı. Üstelik burası klasik lunaparklardan biraz farklı; daha çok romantik bir bahçe ile eğlence parkının karışımı gibi. 

Akşam saatlerinde de Tivoli’nin atmosferi bambaşka oluyor. Ağaçların arasına asılmış ışıklar, göletin kenarında yürüyen insanlar ve fonda çalan müzik. Tabii eğlence oyuncakları da var. Nostaljik ahşap roller coaster’lar parkın en sevilen bölümlerinden biri. Tivoli’de biraz eğlence ve bol bol fotoğraf garanti. Turna Mobil Uygulama

Almanya’daki Europa-Park, Avrupa’nın en büyük tema parklarından biri. Parkın konsepti oldukça eğlenceli: Avrupa ülkeleri teması. Yani parkın içinde dolaşırken bir bölümde kendinizi İtalya’da, birkaç dakika sonra Yunanistan’da hissedebilirsiniz. 

Europa-Park’ın en iddialı tarafı ise hız trenleri. Silver Star bunların en meşhurlarından biri ve gerçekten kalp çarpıntısını artıran bir deneyim. Ama park sadece adrenalinden ibaret değil. Sokak gösterileri, temalı restoranlar ve küçük kasaba atmosferi de parkın keyifli taraflarından.

Paris’e yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta bulunan Parc Asterix, ünlü çizgi roman karakteri Asterix’ten esinlenerek yapılmış bir park. Parkın her köşesinde Galya köyünün eğlenceli atmosferini görmek mümkün. 

Roma askerleri, Obelix heykelleri ve çizgi romandan tanıdık sahneler parkın atmosferini oldukça eğlenceli hale getiriyor. Tabii işin bir de adrenalin tarafı var. Goudurix gibi hız trenleri oldukça popüler. Parc Asterix’te biraz mizah, biraz aksiyon ve bol eğlence sizi bekliyor.

Abu Dabi’de bulunan Ferrari World, otomobil tutkunları için bir oyun alanı. Parkın dev kırmızı çatısı zaten uzaktan bile dikkat çekiyor. İçeri girdiğinizde Ferrari markasının tarihinden yarış deneyimlerine kadar birçok farklı etkinlikle karşılaşıyorsunuz. 

Parkın en meşhur eğlence ünitesi ise Formula Rossa. Dünyanın en hızlı roller coasterlarından biri ve hız saatte 240 kilometreye kadar çıkabiliyor. Anlayacağınız gibi burada hız kelimesi gerçekten ciddiye alınıyor.

Barselona’ya oldukça yakın bir konumda bulunan PortAventura World, Akdeniz tatiline eğlence eklemek isteyenler için güzel bir adres. Park farklı kültürleri temsil eden tematik bölümlere ayrılmış durumda. Meksika, Çin ve Polinezya gibi alanlar mimari ve atmosfer olarak oldukça etkileyici. 

Parkın en popüler hız trenlerinden biri Shambhala. Yüksekliği ve hızıyla adrenalin sevenleri fazlasıyla memnun ediyor. Bunun dışında tematik gösteriler, restoranlar ve su parkı da parkın cazibesini artırıyor. Burada bir gün geçirmek oldukça kolay, çıkmak ise biraz zor.

Dünyanın dört bir yanında yüzlerce tema parkı var ama bazıları gerçekten unutulmaz deneyimler sunuyor. Eğer seyahat listenizi güncelliyorsanız, bu tema parklarını da not etmeyi unutmayın. Uçak bileti alıp yola çıktığınızca ve o kapılardan içeri girdiğinizde, içinizdeki çocuğun sesini duyabilirsiniz. 

Turna Otel
Seyahat ve Turizm alanında içerik üreticisi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir