Star Wars evreni çoğu kişi için filmlerden ibaret değil. O, ilk müzik girer girmez tüyleri diken diken eden bir duygu, çocukluk anıları, ezbere bilinen replikler ve defalarca izlenmiş sahneler demek. Jedi’lar, Sith’ler, galaktik savaşlar elbette işin en heyecanlı kısmı ama bu evreni bu kadar gerçek hissettiren başka bir şey daha var: Tüm bu hikayelerin aslında bizim dünyamızda, gerçek mekanlarda hayat bulmuş olması.
Çöllerden göl kenarlarına, dev ormanlardan tuz düzlüklerine kadar uzanan bu çekim noktaları, Star Wars hayranları için her zaman bir merak konusu. Bir yandan sahneleri hatırlarken diye düşünürken, diğer yandan kendini filmin içindeymiş gibi hissetmek mümkün. Eğer seyahat ederken gittiğiniz yerin bir hikayesi olsun diyorsanız, üstelik bu hikaye galaksiler arasıysa, işte Star Wars hayranlarının mutlaka görmesi gereken o efsanevi duraklar. Unutmayın: Tatooine, Naboo, Kashyyyk ve daha fazlası aslında bir uçak bileti uzaklıkta! ✨
Star Wars Filmlerinin Çekildiği İkonik Yerler
Tunus

Tunus, Star Wars hayranları için kutsal topraklar arasında sayılıyor desek abartmış olmayız. Çöl manzaraları, kerpiç evler ve uçsuz bucaksız sarı tonlar. George Lucas, Tatooine gezegenini yaratırken buradan fazlasıyla ilham almış. Özellikle Matmata ve Tataouine çevresindeki yerleşimler, serinin ilk filmi Yeni Bir Umut başta olmak üzere birçok sahnede kullanıldı.
Luke Skywalker’ın çocukluk evi olarak gördüğümüz o meşhur yer altı evi hala ayakta. Aynı şekilde Obi-Wan Kenobi’nin evinin dış çekimleri de burada yapıldı. Çölün ortasında yürürken kendinizi filmin içinde gibi hissedeceksiniz.
Villa del Balbianello – İtalya

İtalya’nın Como Gölü kıyısında yer alan Villa del Balbianello, romantizmin Star Wars evrenine sızdığı nadir yerlerden biri. Yeşillikler içindeki bu zarif villa, mimarisi ve manzarasıyla zaten etkileyici. Ancak onu asıl özel yapan şey, Anakin Skywalker ve Padme Amidala’nın evlendiği o ikonik balkon sahnesine ev sahipliği yapmış olması.
Klonların Saldırısı filminde Naboo gezegeninin bir parçası olarak karşımıza çıkan villa, Star Wars’un en duygusal anlarından birine fon oluşturuyor. Göl manzarasına bakarken o sahne ister istemez akla geliyor. Jedi’ların evlenmesinin yasak olduğu bir evrende, bu kadar romantik bir mekan seçilmesi tesadüf değil.
Phang Nga – Tayland

Tayland’ın güneyinde yer alan Phang Nga, dik kireçtaşı kayalıkları ve zümrüt renkli sularıyla gerçeküstü bir atmosfere sahip. İşte bu yüzden Bölüm III Sith’in İntikamı filminde, Chewbacca’nın doğduğu gezegen olarak kullanıldı. Evet, Wookiee’lerin ana vatanı Kashyyyk’in bazı sahneleri burada çekildi.
Orman, yoğun yeşillik ve sisli hava, Kashyyyk’in vahşi doğasını yansıtmak için birebir. Chewbacca’nın geçmişine dair sahneler izlenirken hissedilen o ilkel ama güçlü atmosferin kaynağı burası.
Ölüm Vadisi Milli Parkı – ABD

Adı biraz ürkütücü olsa da Ölüm Vadisi, Star Wars evreninin en tanıdık çöllerinden birine dönüşmüş durumda. Jedi’ın Dönüşü filminde Tatooine gezegeni olarak kullanılan bu bölge, özellikle Jabba the Hutt sahneleri ile hafızalara kazındı.
R2-D2 ve C-3PO’nun çölde yaptığı o meşhur yolculuk, tam olarak bu kavurucu manzaralar arasında çekildi. Gündüzleri yakıcı sıcak, geceleri sessiz ve karanlık… Filmdeki umutsuzluk hissi boşuna değil. Ölüm Vadisi, gerçek dünyada da oldukça sert koşullara sahip. Bu da Tatooine atmosferini fazlasıyla gerçek kılıyor.
Salar de Uyuni – Bolivya

Dünyanın en büyük tuz düzlüklerinden biri olan Salar de Uyuni, Star Wars’un daha yeni dönem filmlerinde kendine yer buldu. Bölüm VIII Son Jedi filminde karşımıza çıkan Crait gezegeni, bu bembeyaz düzlüğün dijital dokunuşlarla dönüştürülmüş hali.
Filmdeki o unutulmaz savaş sahnelerinde, beyaz tuz tabakasının altından çıkan kırmızı zemin etkisi, izleyen herkesi etkilemişti. Gerçekte Salar de Uyuni’de yürürken de insanın algısı şaşıyor. Ufuk çizgisi kayboluyor, yerle gökyüzü birbirine karışıyor.
Redwood Ulusal Parkı – ABD

Devasa ağaçlarla ünlü Redwood Ulusal Parkı, Star Wars evreninin en sevimli halklarından birine ev sahipliği yaptı: Ewoklar. Jedi’ın Dönüşü filminde Endor gezegeni, bu ormanlarda hayat buldu.
Yüksek ağaçlar, loş ışık ve yoğun yeşillik, Ewok köyünün doğal bir set gibi görünmesini sağlıyor. Ormanda yürürken, ağaçların arasına gizlenmiş minik bir köy hayal etmek hiç zor değil.
Wadi Rum – Ürdün

Ürdün’ün güneyinde yer alan Wadi Rum, kızıl kayalıkları ve geniş çöl manzaralarıyla başka bir gezegende yürüyormuş hissi yaratıyor. Bu yüzden Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi filminde Jedha gezegeni olarak kullanılması da güzel bir seçim.
Jedha, Star Wars evreninde mistik ve manevi yönü güçlü bir gezegen. Wadi Rum’un sessizliği, boşluğu ve etkileyici kaya oluşumları bu hissi mükemmel şekilde yansıtıyor.
Sevilla – İspanya

Listenin son durağı biraz daha şehirli ama bir o kadar da etkileyici: Sevilla. Özellikle Plaza de Espana, Bölüm II Klonların Saldırısı filminde Naboo gezegeni olarak karşımıza çıktı.
Meydanın yarım daire şeklindeki yapısı, köprüleri ve seramik süslemeleri, Naboo’nun zarif ve asil havasına birebir uyuyor. Anakin ve Padmé’nin burada yürüdüğü sahneleri hatırlayanlar için, Plaza de Espana basit bir turistik nokta değil; Star Wars evrenine açılan bir kapı.
Siz de bu büyülü evrenin çekildiği lokasyonları görmek, kendinizi bir film setinde gibi hissetmek istiyorsanız mutlaka bu yolculuğa çıkmalısınız. Star Wars evrenine dair merak ettiğiniz her şeyi de buradan öğrenebilirsiniz. Güç sizinle olsun! 😁

