Türkiye'de Gezilecek Yerler

Troya Antik Kenti: Her Ay 1 Efsane

Turna Genel

Çanakkale Boğazı’nın rüzgarını arkanıza alıp antik taşların arasında yürüdüğünüzde, efsanevi bir yerde olduğunuzu ilk saniyeden anlıyorsunuz. Her Ay 1 Efsane serimizin bu ayki durağında, dünya kültür tarihinin en pırıltılı yıldızlarından birine, Troya Antik Kenti’ne konuk oluyoruz. Homeros’un İlyada Destanı’na ilham veren o amansız savaşların, unutulmaz kahramanlıkların ve aşk uğruna gözü karartan insanların izini sürmek üzere efsanevi topraklara adım atıyoruz. 

Tarihi milattan önce 3000’li yıllara dek uzanan bu muazzam kent, 5000 yıldır ayakta duran köklü bir geçmişe sahip. Çanakkale il sınırları içinde, Ege ile Marmara’nın kesiştiği özel coğrafyada yer alan kent, 1998 yılından bu yana UNESCO Dünya Miras Listesi’nde koruma altında. Troya, insanlık tarihinin katmanlarını birer kitap sayfası gibi önümüze seren bir antik kent.

Bu görkemli kentin nasıl kurulduğunu merak ediyorsanız, mitolojinin o rengarenk ve entrika dolu dünyasına ufak bir seyahat yapmamız gerekiyor. Efsaneye göre her şey, deniz perisi Thetis ile denizlerin kudretli tanrısı Okeanos’un kızı olan Elektra ile başlıyor. Güzeller güzeli Elektra, Olympos’un baştanrısı Zeus’un dikkatini çekiyor ve bu tutkulu beraberlikten Dardanos adında bir oğul dünyaya geliyor. 

Dardanos’un kurduğu soylu çizgi, nesiller boyunca bu topraklarda kök salıp güçleniyor. Onun oğlu Tros, kendi adını ölümsüzleştiren Truad bölgesini kurarak krallığın sınırlarını belirginleştiriyor. Krallığı asıl zirveye taşıyan hamle ise Tros’un oğlu İlus’tan geliyor. İlus, dedelerinden devraldığı mirasla bugün kalıntıları karşısında büyülendiğimiz Troya kentinin temellerini atıyor. Böylece destanlara konu olacak devasa bir metropolün hikayesi resmen başlamış oluyor.

troya

İyi hoş da bu antik kent neden bu kadar ünlü diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Sonuçta çoğumuz bu hikayeleri dinleyerek veya bu hikayeden ilhamla çekilen filmleri izledik. Troya’nın şöhreti, hemen yanı başındaki Kaz Dağları’nda tarihin ilk güzellik yarışması olarak bilinen meşhur olaya dayanıyor. Yarışmacılar ise baştanrıça Hera, zekanın simgesi Athena ve aşkın vücut bulmuş hali Afrodit. Masada ise üzerinde “En güzele” yazan altından bir elma duruyor.

Bu üç iddialı tanrıça arasındaki zorlu seçimi yapma görevi, Troya’nın genç prensi Paris’e veriliyor. Tanrıçalar Paris’in aklını çelmek için krallıklar, savaş zaferleri teklif etse de Afrodit nokta atışı bir vaatle çıkageliyor: Dünyanın en güzel kadını olan Sparta Kralı’nın karısı Helena’nın aşkı! Paris, gözünü karartıp elmayı Afrodit’e veriyor. Çok geçmeden Sparta’ya gidip Helena’yı Troya’ya kaçırıyor ve bu tutkulu aşk hamlesi, çağlar boyu konuşulacak amansız bir savaşın ilk adımları oluyor. Bugün ise bize harika destanlar ve eşsiz filmler kalıyor. 😁

Hikayeyi buraya kadar anlatınca Truva Savaşı’na da biraz değinmesek olmaz. Gururu kırılan Sparta Kralı, kardeşi Agamemnon’un önderliğinde topladığı devasa Yunan o zamanın Yunan ordusuyla Çanakkale kıyılarına dayanıyor. Amaç elbette Helena’yı geri almak ve Troya’yı yerle bir etmek. Fakat Troya’nın o dönem için aşılması imkansız görünen dev surları, orduya geçit vermiyor. Tam 10 yıl boyunca süren kanlı kuşatmada iki taraf da ağır kayıplar veriyor ama şehir bir türlü düşmüyor. Savaş tam bir kördüğüme dönüşmüşken sahneye kurnazlıklarıyla ünlü Odysseus çıkıyor. Buradan sonrasını hepimiz biliyoruz. 😁 Turna Mobil Uygulama

Odysseus’un aklına gelen meşhur planla devasa bir tahta at inşa ediliyor ve içine en gözü pek askerler saklanıyor. Yunan ordusu pes edip kaçmış gibi yapıp gemilerle uzaklaşınca, Troyalılar bu heybetli atı tanrılara bir şükran hediyesi sanarak surların içine çekiyorlar. Gece boyu süren zafer kutlamalarının ardından koca şehir derin bir uykuya daldığında, atın karnından çıkan askerler kent kapılarını dışarıda bekleyen ordularına açıyor ve o aşılamaz denen görkemli Troya, tek bir gecede alevlere teslim olarak tarihe karışıyor.

Tüm bu efsaneleri yerinde hissetmek, rüzgarı ciğerlerinize çekmek isterseniz rotanız son derece net. Troya Antik Kenti, Çanakkale il merkezine yaklaşık 30 kilometre mesafede Tevfikiye Köyü sınırları içerisinde yer alıyor.

Troya Antik Kenti’ne nasıl gidilir diye soranlar için konum burada.

Ulaşım da oldukça pratik. Kendi aracınızla seyahat edecekseniz Çanakkale merkezden İzmir istikametine doğru ilerlerken, kahverengi Troya yönlendirme tabelalarını takip etmeniz yeterli. Yol sizi doğrudan ören yerinin kapısına getirecektir. Toplu taşımayı tercih edecekseniz, Çanakkale şehir merkezinden düzenli aralıklarla kalkan Tevfikiye minibüslerini kullanabilirsiniz. Kente gittiğinizde, girişin hemen yanında bulunan ve uluslararası alanda birçok mimari ödül kazanan Troya Müzesi’ni ziyaret etmeyi sakın ihmal etmeyin.

Efsane dolu seyahat planınız hazırsa, uçak biletinden otel rezervasyonuna ihtiyacınız olan her şey Turna’da! 💙

Turna Otel
Seyahat ve Turizm alanında içerik üreticisi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir