Japonya Gezi Rehberi

Fuji Dağı: Her Ay 1 Efsane

Turna Genel

Japonya’nın en güzel manzarası ve dünyada belki de en çok ziyaret edilen yerlerden biri: Fuji Dağı. Neredeyse kusursuz görünen bu dev volkan, bir doğa harikası evet ama aynı zamanda Japon halkının hafızasında, inançlarında ve hikayelerinde yaşayan bir sembol de. Kartpostallarda, ahşap baskılarda, şiirlerde ve hatta günlük konuşmalarda Fuji Dağı’na mutlaka rastlarsınız. 

Yüzyıllar boyunca insanlar Fuji’ye bakarak dua etmiş, korkmuş, umutlanmış ve hayaller kurmuş. Dağın zaman zaman dumanla örtülen zirvesi, patlamaları ve sakin duruşu; halkın hayal gücünü beslemiş, efsaneler de tam burada filizlenmiş. Fuji’nin eteklerinden zirvesine uzanan her taşın, her ağacın bir hikayesi olduğuna inanılır. Bu kadim dağın etrafında anlatılan en etkileyici efsanelerden bazılarına birlikte bakalım. 🗻

fuji dağı

Fuji Dağı denince Japon mitolojisinde akla gelen ilk isimlerden biri Konohanasakuya’dır. Onu, volkanların ve özellikle Fuji’nin ruhu olarak düşünebilirsiniz. İnce, zarif ve bir o kadar da güçlü. Konohanasakuya, hayatın ne kadar kırılgan ama aynı zamanda ne kadar güzel olabileceğinin simgesi olarak anlatılır. 

Efsanelere göre Fuji’nin öfkesi ya da sakinliği onun ruh haline bağlıdır. Dağ sessizse Konohanasakuya huzurludur; dumanlar yükseliyorsa, tanrıçanın uyarıda bulunduğu düşünülür. Bu yüzden Fuji’nin eteklerinde yer alan tapınaklarda yüzyıllardır ona adaklar sunulur. İnsanlar yalnızca dağın patlamasından korunmak için değil, hayatın dengesi bozulmasın diye de Konohanasakuya’ya dua eder. Fuji burada bir dağ olmaktan çıkar; yaşayan, nefes alan kutsal bir varlığa dönüşür.

Fuji Dağı’nın etrafında anlatılan en dokunaklı efsanelerden biri de Ay Prensesi Kaguya’ya aittir. Güzelliği dillere destan olan Kaguya, yeryüzünde geçirdiği süre boyunca herkesi kendine hayran bırakır. Onun cazibesi saraya kadar ulaşır ve dönemin Japon İmparatoru bile Kaguya’yı bulmak ister. Ancak Kaguya, kim olursa olsun, hiçbir talibi kabul etmez. 

Zamanla Kaguya’nın içinde büyüyen bir hüzün oluşur. Geceleri uzun uzun aya bakar, sessizleşir. En sonunda onu büyüten ailesine gerçeği açıklar: O, bu dünyaya ait değildir. Ay’daki sarayından gönderilmiştir ve vakti geldiğinde geri dönmek zorundadır. Ayrılık günü yaklaştığında, hem ailesine hem de İmparatora kalpten gelen veda mektupları yazar. 

Göksel varlıklar onu almaya geldiğinde, Kaguya’nın dünyaya dair tüm anılarını silmek için üzerine hafif, tül gibi bir giysi örterler. İmparator ise acısını içine gömer ve Kaguya’nın mektubunu ülkenin en yüksek noktasına, Fuji Dağı’nın zirvesine çıkarıp yakar. Rivayete göre, Fuji’nin tepesinde görülen dumanlar, işte bu yanmakta olan mektubun hatırasıdır.  Turna Mobil Uygulama

Her yıl milyonlarca insanın ziyaret ettiği Fuji Dağı, sayısız efsanenin başrolünde yer alır. Bir başka hikaye ise dağın eteklerinde anlatılır yüzyıllardır. Fuji Dağı’nın eteklerine indiğinizde sizi bambaşka bir atmosfer karşılar: Aokigahara Ormanı. Yoğun ağaçları sayesinde rüzgar bile zor girer buraya. Bu yüzden ormanda yürürken neredeyse mutlak bir sessizlik hissedersiniz. 

Japon mitolojisinde, Aokigahara’nın ruhların dolaştığı bir yer olduğuna inanılır. “Yurei” olarak bilinen huzursuz ruhların, ağaçların arasında gezindiği anlatılır. Kimi zaman bu ruhların yolunu kaybetmiş insanlara fısıldadığı, kimi zaman da ormanın derinliklerinde kaybolanların aslında başka bir dünyaya adım attığı söylenir. Fuji’nin görkemli görüntüsünün hemen yanında yer alan bu karanlık orman, dağın gizem de barındırdığını hatırlatır.

Fuji Dağı’nı özel yapan şey, zirvesinin yüksekliği ya da kusursuz şekli elbette ama daha da önemli olan; ona bakan herkesin içinde uyandırdığı duygu. Bazen bir tanrıçanın nefesi, bazen aydan gelen bir veda mektubu, bazen de sessiz bir ormanda yankılanan eski bir fısıltı. Fuji, her bakanın hayal gücüne göre şekil alır. Belki de bu yüzden yüzyıllardır aynı dağ olmasına rağmen hiç eskimez, hiç modası geçmez. Hala her yıl milyonlarca insan bu eşsiz dağı görmek için seyahat eder. Siz Fuji’ye yaklaştıkça, efsaneler de size yaklaşır; anlatılanlarla duyulanlar birbirine karışır. Dağın eteklerinde yürürken bir hikayenin içinden geçtiğinizi hissedersiniz. Fuji Dağı, insana her zaman şunu hatırlatır: Bazı yerler gezilmez, yaşanır.

Eğer hayallerinizi süsleyen Japonya gezisini gerçekleştirme planınız varsa mutlaka Japonya Gezi Deneyimi ve 10 Günlük Gezi Planı yazımıza da göz atın! Ve küçük bir not: Fuji Dağı’nın sadece yılın belli dönemlerde görülebildiğini de unutmayın. Japonya’ya gidip Fuji’yi görmemek olmaz; kötü bir sürprizle karşılaşmamak için de bu web sitesinden en ideal zamanları görebilirsiniz.

Turna Otel
Seyahat ve Turizm alanında içerik üreticisi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir